anarşist banker

anarşist ne ister? özgürlük. kendisi ve başkaları için, tüm insanlık için özgürlük. toplumsal kurguların ya da kısıtlamaların etkisinden kurtulmuş olmak ister; özgür olmak ister, tıpkı dünyaya geldiğinde olduğu gibi, tamamen adil koşullarda olması gerektiği gibi; üstelik bu özgürlüğü hem kendisi hem de diğer herkes için ister. doğa karşısında bütün insanlar elbette eşit olamaz; büyükler ve

jamie reid

jamie reid, muhtemelen adını duymadınız ama üstte görmüş olduğunuz görselleri defalarca gördünüz. kendisi Sex Pistols’ın “Never Mind the Bollocks, Here’s the Sex Pistols” albümünün kapağını hazırlamış abimiz. sonrasında pank estetiği diye bir şey varsa Malcolm McLaren ile yarattıklarını da şimdi öğrenmiş bulunuyorsunuz. kendisi nerden baksan anarşist ve sitüasyonistlerden de ciddi anlamda etkilenmiş. üstüne üşenmemiş 5 yıl

çiçek kanı: anarşist-feminist bildiri

Biz, anarşizmin, feminizmin mantıksal olarak tutarlı bir ifadesi olduğuna inanan bir bağımsız kadın kolektifiyiz. Bizler, her kadının kendi ezilmişliğinin yegane meşru sözcüsü olduğuna inanıyoruz. Her kadın, daha önceki siyasi bağlılığı ne olursa olsun, kendi ezilmişliğini fazlasıyla kendi içinden bilir, ve bu nedenle kurtuluşunun alacağı biçimi kendisi tanımlayabilmeli ve tanımlamalıdır. Neden birçok kadın ‘hareketler’den bıkmış ve

okumaya devam

marcos: anarşistleri memnuniyetle karşılarız

Subcommandante Marcos, son bildirisinde Meksika medyası ve solun bir kısmı tarafından yürütülen anti-anarşist kampanyaya yanıt vermek için biraz zaman ayırmış. Marcos, Zapatistalardan anarşistleri kabul etmemelerini, üstelik “bir özür ve kayıtlarının silinmesini beklediklerini” belirten Escuelita’ya kayıtlı olanların okulda hoş karşılanmayacaklarını açıkladı. Zapatistalar Meksikalı anarşistlerden onlara karşı yapılan suçlamalara yanıt verecek ve EZLN’nin websitesinde yayınlanacak metinler göndermeleri

bu senin seçimin değil?

seçim aşamasında düşünmeniz gereken bir diğer boyut:

Zamanı geldi çattı. Çağımızın en büyük yalanı “Seçme hakkı” her türlü kitle medyası ve araçlarıyla panayır havasında bizi hipnoz etmeye ve kandırmaya başladı. Her dört yılda bir kendini tekrar eden bu tiyatro oyunu oyuncuları değişse de aynı rollerle bizi kandırmaya devam ediyor. Değişen onlarca seçim, onlarca parti, onlarca kişiye rağmen bizlerde her şey olduğu gibi kaldı. Hiçbir zaman ülkenin nimetlerinden faydalanan zengin kesim değişmedi. Yoksul yoksulluğuyla kaldı, zengin servetine servet kattı. Hiçbir zaman sosyal adalet sağlanmadı. Ama her zaman zenginler korundu, her zaman işçiler ezildi, her zaman halk dolandırıldı, her zaman halk kandırıldı, her zaman milletvekilleri ve şirketler zenginleşti. Evet, değişen bunca kişiye partiye rağmen halkın nezdinde hiçbirşeyin değişmemesi tesadüf değildir. Çünkü seçilen kim olursa olsun değişim istemez. Onların istediği şey belli. Güç, iktidar ve zenginlik. Bunlar için her zaman kim seçilirse seçilsin her zaman halktan çalacak ve hiçbir zaman halkın yanında olmayacaklar.

Sen bu yazıyı okuyan işçi kardeşim. AKP, CHP, MHP fark etmez, tüm milletvekillerine, seni yönetmek için can atan bu kişilere iyi bak. Onlar senden değil, onların en büyük yalanı halkın içinden olduğunu söylemeleri. Onlara iyi bak. Tekrar tekrar bak. Onlar senin için istemiyorlar bunu. Onlar kendileri için istiyorlar. Onlar asgari ücret nedir bilmezler. Onlar her sabahın köründe kalkıp, belki işe hiçbir zaman uğramayan patronun için gününün tamamını feda etmek nedir bilmezler. Onlar pamuk tarlalarında insanlık dışı bir şekilde çalışmak nedir bilmezler. Onlar Tuzla’da, maden ocaklarında, ölmek nedir bilmezler. Bilmezler çünkü onlar senden değil, onlar senin üzerinizden geçinmek bir de yüzsüzce senin adınıza kararlar almak isteyen asalak insanlardır. Onlar seçildikleri andan itibaren seni unutacaklar.

Onlar senin için değil patronlarınız için çalışacak. Onlara fayda sağlayacak zengin kişiler için çalışacak. Sen okuyucu; iyi hatırla! Onlar seni sadece seçimden önce düşünmedi mi? Sen onlar için sadece birer oysun. Seçim vaatlerine bak hepsinin. Sana hak ettiğinizden çok küçük bir bölümünü sadaka, bir sus payı gibi önünüze sunmuyorlar mı? Ve biz kalbimizdeki tüm enerji ve üzüntüyle söylüyoruz; kendini senden kopmuş olanlardan ayır. Ayrılık yoluyla kazanacaksın, temsilci yok, milletvekili yok, parti yok.

Sen bu yazıyı okuyan vicdan sahibi kardeşim. Seçtiğin kişiler halka ihanet ettiğinde, halka eziyet çektirdiğinde bunun sorumluluğunu alabilecek misin? Senin seçtiğin asalaklar insanların ölümüne sebep olduğunda sen o ölen insanlara karşı suçlu duruma düşmeyecek misin?

Ya sen doğayı seven kardeşim. Oy verip meclise girmesine destek olduğun asalaklar şirketlerin doğayı tahrip etmesine izin verdiğinde ne düşüneceksin? Senin seçtiğin asalakların izin verdiği, kurduğu termik santraller, HESler, nükleer enerji santralleri, doğayı katlettiği, tarihi eserleri yok ettiği insanları yerinden yurdundan ettiği ve insanları öldürdüğü zaman kendine kızmayacak mısın?

Sen insan hakları savunucusu kardeşim. Seçtiğin kişiler meclise girdiğinde, faşizan yasalar uyguladığında, kolluk kuvvetlerine direnen işçilere, emekçilere, mücadele eden tüm insanlara şiddet kullandırttığında, halkların kardeşliğini hiçe saydığında kendine nasıl hesap vereceksin? Onlar Oy için, güç için, İktidar için insan öldürüp, bu ölümleri kutsayarak göz boyamadı mı?

Ve Sen; içinde biraz olsun özgürlük isteyen, hırsı olan kardeşim, seni yönetmeye ne kudreti ne erdemi yetecek olan asalaklara yönetme kudretini kendi elinle vermekten gocunmuyor musun? Bu meclisteki asalakların senin uymak zorunda olduğun yasalar yaptıklarını bilmiyor musun?

Sen özgür olmak isteyen insan, oy vererek kendi zincirini başkasının eline teslim ettiğini görmüyor musun? Emma Golman’ın “ Oy vermek bir şey değiştirseydi çoktan yasaklanırdı” sözünü söylemesinden bu yana çok şey değişmedi. Ve bizler her seçim bunun doğruluğunu daha iyi anlıyoruz. Oy vermek bir şey değiştirmez. Seni sanki bir şeyler kontrolündeymiş gibi göstermek ve seni susturmak için uydurulmuş bir yalandır oy kullanmak. Oy vermek koyunun kasabını seçme özgürlüğüdür. Sen oy kullanacak olan kardeşim, kasabını seç-mek yerine kesilmeyi reddet. Ve sadece reddetmen yetmeyecektir. Özgür ve eşitlikçi ilişkilerin vuku bulduğu bir dünya hayalini gerçek kılmak ve bunun için çetrefilli bir özgürlük mücadelesi vermen gerekecek. Sadece ve sadece o zaman onurlu ve insana yaraşır bir hayatımız olacak.

anarşistlerden seçim karşıtı bildiri

oleguer

Anarşistlerin başkenti olarak kabul edilebilecek Barcelona’da otonomcu gençler ile ev işgallerine katılıyor, evsizlerin, mültecilerin kimsesizlerin hakları için çatışmaktan geri durmuyor. 2003’te, Barcelona’nın Sabadell semtinde otonomcu gençlerin takıldığı gençlik lokaline polisin baskın yapması üzerine polisle çatışmış, gençlerle birlikte polise karşı koymuştu. oleguer presas barça’da oynarken ayağı kırıldıktan sonra ajax’a geçmişti ve halen orada. bir futbolcudan çok

okumaya devam