flavio costantini: the art of anarchy

italyan artist (1926 – 2013) çalışmalarının bizim inceleyeceğimiz bölümünde 1878 – 1926 dönemini ele alan flavio costantini, haymarket olayı gibi anarşist hareketin tarihi açısından önemli olayların yanında; bakunin, makhno, lacombe gibi ikonik şahsiyetleri de ele almıştır. bireysellikten uzak belgesel niteliğinde çalışmaları, fail ve mağdur arasındaki karmaşık ilişkinin doğurduğu tarihsel sonuçları ve bu sonuçlardan kaçınmanın imkansızlığını yansıtır. flavo

o sırada gündemde.

o sırada mahallede. sen neden kendini üzüyorsun. allah her şeyin hayırlısını versin. olmuyo ayla abla. sus, karşı çıkma sakın. anne? kuşların uçtuğu yerin yukarsında ne var? gökyüzü. hem böyle şeyler sorulmaz oğlum, günah. neden? sssst. o sırada haberlerde. şu el kadar kumaşı etek diye giyip dışarı çıkmaya utanmıyor musun dedi, hayır diyince vurdu. bu dükkanın

Solidarity! Revolutionary Center and Radical Library

ülkemizde fanilanın fan’ı ebenizin zin’i günlerinden gelip zine gibi zine görmekte zorlandığımız gerçeğini kabul ederek ve üzgün olduğumuzu belirterek yazıya başlayalım. fakat moralinizi bozmaya da niyetimiz yok “solidarity! revolutionary center and radical library” ya da türkçe seslenecek olursak “dayanışma! devrimci merkezi ve radikal kütüphanesi” archive.org üzerinde açık erişime sunulan güzelliklerden bir tanesi. tek amaçları bilgi paylaşımı

Heterodoksi ve Anarşi

Giriş “Kendinin dışına bir adım at! Bütün yol o tek bir adım…” Şeyh Nimetullah Veli 1. Aydınlanmanın Piçi Anarşizm Bugün Batı dünyasındaki mevcut siyasi-sosyal teori ve pratiklerin, ister devri miras ister reddi miras yoluyla olsun hemen hepsinin Aydınlanma projesinin izlerini taşıdığını söyleyebiliriz. Modern Batı’nın (ki burada söz konusu olan coğrafi değil aklî bir Batı’dır) diğer

21. Yüzyıl İnsanlık Manifestosu – Waking Life

Belediye binasıyla, ölüm ve vergilerle savaşamazsın. Politikadan ya da dinden bahsetme. Bu, güvenlik hattını ihlal eden düşman propagandasıyla eşdeğerdir. “Yere yat asker! Yere yat, asker!” 20. yüzyıl boyunca hep bunu gördük. Şimdi 21.yüzyıldayız… ayağa kalkma ve kendimizi bu fare labirentine sıkıştırdığımızı anlama zamanıdır. İnsanlıktan çıkmaya boyun eğmemeliyiz. Seni tanımam ama bu dünyada ne olduğuyla ilgileniyorum.

hiç’i düşünürken

insan kendini boşlukta hisseder mi boşluk kendini insanda hisseder mi söyle gülüm sen beni HİÇte gördün mü? – T. D – Sana Hiç’in türküsünü söyleyemem, sana Hiç’i koklatamam, seni Hiç’te göremem, ben Hiç’te olmadığım sürece. Yaşamın sırrı Hiç’teyse eğer, Hiç olmalısın gülüm, ölüpte dirilmelisin, çünkü ölüm sırra açan kapıdır. 1. İnsan varoluş putlarını ardında bıraktığı