Etiket: Affet Robot

Ölüm Döşeği

Sayıklamalar

Kendime dair keşiflerim artıyor. Bana dair tüm bu gerçeklerin su yüzüne çıkması hoşnutsuzluğumu arttırıyor. Eylemlerimden, düşüncelerimden pişman oluyorum. O kadar ki, mesela, daha sonra ağzımdan çıkmasından rahatsız olacağım bir lafı gece etmişsem veya gündüz vakti, birileri hakkında uğursuz, haksız bir öngörüde bulunmuşsam; o gecenin gündüzü ya da o gündüzün akşamı, derin pişmanlıklar duyuyorum. Günüm yorganın altında, gecem pencere eşiklerinde düşünmekle geçiyor. (Yokluğa çekilme hissi artıyor, düşünce bozuklukları büyüyor)

Melankolik parçalarla, kanımda biriken asidi sağaltmaya; zehri atmaya çalışırken, müzisyenler tüm o koyu duygularının arasından bana sesleniyor: Yılma, çalış, dünya devam ediyor, kendini acıyla kandırma. Ve en önemlisi: geçmişi bırak, geleceğe bak! Fakat yapamıyorum. Bir gündüz insanı değilim, bunu kesinlikle kabul etmeliyim yani bir gündüz mesaisi yapabilecek biri değilim. Gündüzün şamatası veya sakinliği, zihnimi yoruyor; kaçınmam gereken bir yazgı gibi orada oyalanıyor, ‘’benden uzak olsun’’ diyorum. (gündüze resmen düşmanım, günün ışığı beni kemiriyor) Üzerime giyinmek istediğim bir şey değil o, elbisesinin kenar çizgileri bir güç prizmasının içinden saçılıyor etrafa, o güzel bir kadın veya yakışıklı bir erkek de, hakkında; ‘’şu tenin doyurulmuşluğuna, saçların diriliğine, ağzın salatalık gibi berrak ve sakin kokusuna bak’’ diyorum. ‘’iyi besleniyor, güzel semirmişler; çilenin tuzu ve acı baharatından uzak. Ruhunu mutsuzluğun ateş çemberinden geçirmemek için her türlü hile hurdaya sığınıyordur kesin. Mutlu görünmek için yapmadığı bir şey kaldı mı acaba’’

Gece geldiğinde bir hedoni evresine geçiyorum. Dolunay çıktığında zevk ve uğursuzlukla ulumak gibi. Geceleri oda ışığını ileri saatlere kadar açık bırakan kimselerin zeki ve çalışkan kişiler olduklarına dair zamanında kulağıma çalınmış efsane ve rivayetlerin tatlı çilesiyle kendimi kandırıyorum. Ne zekiyim ne çalışkan. Zamanında biri ‘nerd’ demişti bana. O onu diyeli beri, nerd algısı epey değişti insanların. Nerd, zor ve takıntılı bir yaşamı olmasına, doğru düzgün giyinmeyi bilmemesine rağmen, ilgilendiği konular üzerinde müthiş bilgi ve becerisi olan; çok zor yaşamlar geçirmesine rağmen, vakti geldiğinde, muhakkak bir işi başaran kimselere deniyor. Zuckerberg bir nerd’dür mesela. Üniversitelerde öyle herkesin erişemeyeceği bölümleri kazanmak için çırpınanlar, arkadaşları zevk meclisleri kurarken, kendisi ters yüz olarak ders çalışan; saatlerce dil veya geometri konusunda çile çeken kişiler nerd’dür. Fakat bu kimseler, öyle sıradan memuriyetleri düşlemezler. İdealize tiplerdir. Nerd’ler halen daha aramızdalar ama yeni dünya, kanımca onların da kanını kirletti. Liberalize, uyumlu, aplikasyon üreten, bir sosyal medya katakullisi keşfeden tiplere evrildiler. Toplumsallaştılar. Geek’ler ve otaku’lar vesaire de öyle. Bugün bu nevrotik kültürlerin yerine geçen, yeni kavramlar üzerinden türetilen, yine benzer yaşamlar süren tipler var. Z kuşağına ait kimseler. Onları küçük düşürmeyeceğim ama onları anlayamam, yaşlandım. 25 yaşımdan bir sene daha geçti. İlkgençliğimi, ergenliğimi 2010’lu yıllarda yaşadım.

Bakın zihnim beni nasıl geçmişe çekiyor. Geleceğin vaatkârliğini bilmeme rağmen, geriye doğru kayıyorum… demem o ki, onyıllar önce, internetin henüz yerelleşmediği; bilgisayarların her eve girmediği o garip, eskil dünyada, takıntılı ve bilgili genç ergenler gerçekten yalnızlardı. Kendi zevk objeleriyle oyalanır, kafa dengi insan bulamamanın sıkıntısını yaşarlardı. Fakat zannediyorum, şimdi o kişiler yetişkin kimseler oldular ve kolektif olarak daha başarılı hareket ediyorlar. O yalnızlık, onlara bir güç vermiş olmalı.

İşte, geçmişe ait, belki bir doksanlar gencine ait, zamandışı; antika bir yalnızlık duygusu çekiyorum. Kendi hüznümü de sırf bu yüzden epey yapay bulduğum oluyor. çevrimiçi dünyada, ağ toplumunda ‘’ben yalnızım’’ derseniz, pekala alay konusu olabilirsiniz.

(daha&helliip;)

MOD 055 – 20171219

Yılın son ayı oldukça hareketli geçiyor diyebilirim, 15 günde 6-7 çalma, bilimum yazılar-dosyalar, tehlikeli konserler, iştah kabartan yeni yıla hazırlık toplantıları vs. Aslında Aralık başında hayata kafamı bir soktum, biraz olsun çıkardığımda bugünü buldum diyebilirim.

Tüm bu tempo ve çalışmalar içerisinde programın içeriği de nasibini aldı durumumdan şüphesiz. Ağırlıklı olarak yıl sonu değerlendirmeleri ve yıl sonu koşuşturmalarından beslendi MOD 055; ülkede yayınlanan bir kısım 2017 kayıtları ve değişik platformlarda gerçekleştirdiğim DJ performanslarından bir bileşke…

Program kapsamında ilk kez yer verdiğim yeni eserlerin yanısıra bir süredir aşina olduğunuz tazeliğini koruyan zamansız kayıtlara da denk geleceksiniz.

Zeus B. Held, Gökçen Kaynatan, Electric Bliss, Al’York, Blank Zero, Akın Sevgör, Hedonutopia, Beyaz Hayvanlar, Affet Robot, Tuğçe Şenoğul, Lhasa De Sela bu haftanın konuklarından.