Değişimin Karanlık Yüzü ve İnanmamak

Başka insanların fikirlerini dikkate almaya yatkın olduğumuz için her seferinde yalanlara inanabiliriz, hatta bu yalanın bir savunucusu oluverebiliriz. Doğru olanlar yerine çoğunlukta olan yalanları gözden geçirmek maalesef göz atılması gereken konu. Diğer fikirleri dikkate almadığımızı düşünemeyiz çünkü çoğunlukla kendiliğinden olur ve engel olmak için herkesin farklı bir yöntemi vardır ama hepsi aynı yere çıkar. Uzaklaşmak,

Çok Acı Var

Eski kocası tarafında sokak ortasında öldüreni gördük. Tecavüze uğrayıp yakılanını, bakire olmadığı için telle boğduklarını gördük. Ahlaksız, namussuz olduğunu düşündükleri için odasına kapatıp, yanına fare zehri koydular. “Ya açlıktan ölürsün yada bu zehri iç geber” dediler, bunları da gördük. Oda kısa giymeseymiş diyenini gördük. “Bize yardım ediyordu bende engelli kızıma tecavüz etmesine ses çıkarmadım” diyen

acıyı bastırmak için biraz acı

karşımızda; “yüce ayaklarımı öpün!” diye bağıran bir devlet. ve direnmek! ancak sessiz bir kurt gibidir ininde yatan, örgütsüz. şu anda. mahallelerimizin ücra yerlerinde diogenes’in varisleri olan gençlerimiz; kurşun ağırlığıyla yakılan sigaranın hazin sonunu, kolda bellemişlerdir yahut aşk kadar keskin bir alet iz bırakmıştır vücutlarında. belki bu varislerden o yoğun betonların arasında, nefes almakta güçlük çeken

elbet acı duyar tomurcuklar- ja visst gör det ont

Elbet acı duyar tomurcuklar adlı şiir kitabı İsveçli kadın şairlerin aşk şiirlerini içinde barındırır. 2003 yılında Özkan Mert tarafından Türkçeye çevirilmiştir. Özkan Mert hayatının büyük bir bölümünü İsveç’te geçirdiği için dili Türkçeye iyi uyarlayabilmiş ve betimlemeleri neredeyse tam anlamıyla okuyucuya aktarabilmiş. Şiirlerin çoğunda erotizmin ağır basması kitabı çok ilginç kılıyor. Erotizm ve romantizm birbirine çok