Etiket: 2005

düz mantık

2003’ün sonlarına doğru batu, bilge, ozan tarafından izmir’in buca adlı yerinde kurulan düz mantık, 2004 yılında çalmayı öğrendi, 2005 yılında “tabi senin baban zengin” adlı demolarını çıkardı, 2006 yılında bir şey yapmadı ve 2007 yılında “evet” isimli ikinci demosunu çıkarıp yalan oldu derken bu aralar tekrar konser duyuruları ortalarda dönmeye başladı. pank, rak ve komedi tarzı müzik yapmaya çalışan arkadaşlar genelde beceremese de güldürmeyi başardı. dolap’tan logo yapmaları da gözlerden kaçmadı. düz mantık ya da pankın türkçeye yakıştığının en güzel göstergelerinden.

babası zengin
Ne kadar pank bir insan olduğumu biliyorsun
Ve bile bile sistemin bir parçası oluyorsun
Çok kıskancım sevgilim bunu da görüyorsun
Ve göz göre göre başkalarıyla takılıyorsun

Senin baban zengin
Benim babam fakir
onun babası memur
şunun babası doktor

Geçen gün yüzüme hapşırdın bende hasta oldum
Asıl hasta ben değililm sensin orospunun çocuğu
Hatırlarmısın ilk buluşmamızda üstüme kustun
Tam bir lezbiyensin bunu anlayamıyorsun

Senin baban zengin
Benim babam fakir
onun babası memur
şunun babası doktor

düz mantık . evet ~ 2007

1. oturuyorum
2. alsancaklı kızlar
3. kuşluk vakti
4. can’t understand (what’s happening)
5. kevaşe
6. ananla olan münasebetim
7. bok mu vardı?
8. benden cacık olmaz
9. babası zengin
10. yalan olsun
11. waiting there

download – düz mantık . evet ~ 2007

düz mantık . tabi senin baban zengin ~ 2005

1. ayça
2. life
3. love
4. neler oluyor baboli
5. önemli değil
6. yıldızların altında

download – düz mantık . tabi senin baban zengin ~ 2005

kilink – 3 akorun intikamı

kilink vakti zamanında ülke topraklarında pank musiki zikredebilmiş keyifli gruplardandı. torba var mı beyler ve serseri polise pandik attı gibi top 10 listelerini zorlayan parçalarının ardından musikileri biraz daha yumuşadı. herhalde büyümenin getirdiği etki ve enstrümanlara gelen hakimiyet ile birlikte son dinlediğimizde tarz değiştirmişler, daha duygusal insanlar olmuşlar. hayırlısı olsun. biz pek tabii 2005 yılında kaydedilmiş 3 akorun intikamı demosunu paylaşıyoruz.

serseri polis pandik attı şarkısını hatırlayıp demoyu indiriyoruz. ben sizinle pogo yapabilme ihtimalimizi sevdim.

ayın onüçü olmuş
günlerden de perşembe
ne var ne yok cebimde
deri montun içinde

tav olmuşum dünyaya
vurdum şişeyi duvara
vurdum polisin kafaya
beynim döndü bir anda

kovalamaca başladı
arka sokaklara taşındı
bir polis çıktı önüme
silahi da belinde

dedim alırım bak onu
sokarım senin gözüne
işler hiç öyle olmadı
silah yine bende patladı

sıyrıklarla atlattık
geceyi kodeste harcadık
işkence de gördük tabi
ertesi gün evimize yollandık

gazetelerde böyle yazdı
serseri polise pandik attı
namus meselesi tabi
polis burda çok haklı

download . kilink – 3 akorun intikamı

muhteviyat;

  • track01
  • track02
  • track03
  • track04
  • track05
  • track06
  • track07
  • track08
  • track09
  • track10
  • track11
  • track12
  • track13
  • track14
  • track15
  • track16
  • track17
  • track18
  • track19

lifelock . under pressure ~ 2005

istanbuldan hardcore/punk. 2001 gibi kurulmuşlar, 2005’te aşağıdaki demoyu üretmişler. kalan vakitlerde ara ara konserlerde gördük, son dönemde tekrardan aktifiz kayıt yapıyoruz falan diyorlar. takip edilesi. bu da ilk demoları;

muhteviyat
01 – my ghosts
02 – waiting
03 – rip it out
04 – grey eyes
05 – born with error
06 – make friends not enemies
07 – kısa devre

download @ mediafire;
lifelock . under pressure

sileni . 2005

bayanlar baylar, izlemek üzere olduğunuz, bir korku filmidir. türe özgü tüm bozulumları barındırmaktadır. bir sanat eseri değildir. günümüzde sanat zaten ölmüştür. onun yerine narkissos’un yüzünün yansıması için bir tür fragmandır. filmimize, edgar allen poe’ya çocukça övgü gözüyle bakılabilir. kendisinin bazı motiflerini ödünç aldım. ve marquis de sade’a… ki film, saygısızlık ve yıkıcılığını kendisine borçludur. bu filmin konusu aslında ideolojik bir tartışma. akıl hastanelerinin nasıl yönetileceğiyle ilgili… temel olarak bu tür enstitüleri yönetmenin iki yolu vardır. ikisi de aynı ölçüde aşırıdır. biri mutlak özgürlüğü teşvik eder. diğeri, eski moda olanı, denenmiş bir kontrol ve cezalandırma yöntemidir. ancak üçüncü bir tane daha vardır. diğer ikisinin en kötü yanlarını bir araya getirerek daha da kötüleştirir. bugün içinde yaşadığımız tımarhane, budur.

jan svankmajer’in 2005 yapımı filmi sileni, deliliğin ötesinde tarifi zor bir başyapıt. kesinlikle izleyin, rahatsız olacaksınız.

 

black friday, cyber monday and what the fuck

black friday terimi 1966 yılının şükran gününün ertesinde artan yaya ve araç trafiğini tanımlamak için kullanılmış. 1975 yılında ise bu terim dükkanların bilançolarında yer alan ve zarardan kara geçişi gösteren bir terim olarak evrilmiş. cyber monday lafı ise yine şükran günü sonrasında online alışverişi canlandırmak amaçlı 2005 yılında icat edilmiş. an itibariyle cyber monday geride kalsa da önümüzdeki yıllarda black friday’i geçeceğini tahmin ediyorum.

bu yıl black friday’de 226 milyon insan alışveriş yapmış. toplamda 52 milyar dolarlık bir harcama yapılmış. dünya üzerindeki 117 ülkenin GDP’si bu rakamdan daha az ve harcanan bu rakam 2 yıl boyunca dünyadaki bütün aç çocukları besleyebilir.

black friday’i geçtiğimiz haftalarda tecrübe ettik. türkiye’de henüz beklenilen etkiye ulaşmamış bir oluşum ama alışveriş haftası-günleri vb. aktivitelerle buraya doğru yol alıyoruz ayrıca yılbaşı hediyesi performansımız hiç de kötü değil.  yani yankiee go home demek yerine onlar gibi tüketmeyi tercih ediyoruz. inanılmaz miktarda tüketim yaparken, çevreye zarar vermek bir yana saatlerimizi, günlerinizi harcayarak kazandığımız parayı çılgınlar gibi harcamaya devam ediyoruz. yeni yıl arefesinde bu geleneği sürdürmeye hazır olduğunuzu biliyoruz ama durup bir kaç dakika düşünmeniz için de isteklisiniz. ve bu yetmez ama evet.

korkmayın, yapacağınız şey çok basit: herhangi bir şekilde hediye almayın ve merak etmeyin alternatifleriniz var;

  • kendi hediyenizi yapın. herhangi bir el sanatını kullanabilirsiniz.
  • kurabiye, kek, pasta gibi birlikte tüketebileceğiniz hediyeler hazırlayabilirsiniz.
  • hizmetinizin hediyesini verebilirsiniz – araba yıkamak, çocuk bakmak, ev temizlemek vs.
  • ikinci el dükkanlardan kullanılmış hediyeler alabilirsiniz
  • bir yere bağış yapabilirsiniz
  • bir yerde gönüllü çalışabilirseniz
  • tüketmek yerine bir grup olarak bir şeyler üretebilirsiniz
  • ihtiyacınız olmayan şeyleri başkalarına verebilirsiniz
  • ya da sahip olduğunuz şeylerin değerini bilebilirsiniz

bunlar gerçekten zor değil. ciddi miktarda para tasarrufu yaparken aynı zamanda eğlenebilir, ailecek yaratıcı olabilirsiniz. çocuklarınıza bir şeyler vermenin sadece satın almaktan ibaret olduğunu, birilerine sevgi göstermenin bir şeyler satın almadan mümkün olmayacağını öğretmek ya da  yaratıcılık yerine tüketicilik görmek istiyorsanız bildiğiniz yoldan da devam edebilirsiniz.

satıcılar tabii ki sizi kandırmak için yine elinden geleni yapacak. ve çoktan öğrendiğimiz gibi onlar bizlerden çok daha güçlü ve kendilerinden kurtulmanın tek yolu görmezden gelmek. herhangi bir şekilde reklama maruz kaldığınızda sadece gözardı edin hepsi bu. bir takım insanlar tarafından da hoş karşılanmayacaksınız bu da oldukça normal. ısrar etmeyin, onları zorlamayın sadece anlatmaya çalışın. dünya üzerinde görmek istediğiniz değişimi önce kendinizden başlatın.

hepimizin kırismıs bayramı şimdiden mübarek olsun.

adam’s apples . 2005

adam bu çok saçma. ben bilim adamıyım, rakamlara ve grafiklere inanırım. allah kahretsin, ben hastaların öldüğü ve kafalarına kurşun yedikten sonra bahçede oturup hamburger yemedikleri bir yer bulmaya gidiyorum.

düşündürürken rahatsız etmek.

adam’s apples