Etiket: 1992

ask it why

ask it why’ın daha evvel rashit ile yaptıkları kadıköyden hareketler splitini sizlerle paylaşmıştık. muhtemelen bunu bilmiyordunuz, bir yandan indirmeye başlayın kendilerini. bir de moral bozukluğu ve 31 filmi vardı kendilerini andığımız. fakat bugünkü konumuz bunlar değil.

birileri bir güzellik yapmış ve kendilerinin bütün kayıtlarını soundcloud’a yüklemiş. yine muhtemelen bilmediğiniz için aşağıdaki linkten yol alabilirsiniz;

grup hakkında tarihi bilgilendirmeler yapmadan da geçmeyelim;

1992’de s.a.d. adı altında kuruldu. ilk hardcore topluluklarımızdandır. ilk demoları “parental advisory” 1993 yılında çıktı. fransa’da plak olarak basılan “sevdasız hayat ölümdür” (1994) adlı bir toplama albümde, yine fransa’da yayınlanan “kadıköy’den hareketler” (1996) adlı bir split plakta yer aldılar. bu splitte yer alan çalışmalar ülkemizde, radical noise’la paylaştıkları “sevdasız hayat” (1998) adlı split kasette de yer almıştır.

tayga soysaltürk:vokal
vedat kıyıcı:gitar
fernando mundoz:bass gitar
ozan aktuna:davul

ayrıca grubun kendi adını taşıyan şarkısının sözleriyse şöledir:

ask it why for your rights
ask it why to learn the reason
ask it why,you’ll realize
you do not know,what’s goin’ on
why police? religion?
why penis in vagina?
ask it why for your rights
ask it why to learn the reason
ask it why if you have doubts
by this way you’ ll have decision
why dying? you know where
we’re going? heaven,hell…

anima mundi . 1992

anima mundi

koyaanisqatsi hakkında daha önce bilgilendirmiştik, şimdi bu muhteşem serinin ikinci belgeseli ile devam ediyoruz – anima mundi. yönetmenliğini yine godfrey reggio,  müziklerini iyi ki phillip glass yapıyor. anima mundi “dünyanın ruhu” demek.  yalnızca hayvanlar ve vahşi yaşam görüntüleri mevcut. bizim için tek eksisi sadece 28 dakika sürmesi. hayvanlar ile birlikte ruhlarını da hissedebilmeniz için. kendinizi bırakın ve izlemeden sakın geçmeyin. pişman olmayacaksınız.

 

harikulade gözlü adam

“the man with the beautiful eyes” bukowskinin bir şiiri 1992’de yazmış. 1999’da jonathan hodgson ve jonny hannah izleyeceğiniz bu harika animasyonu tamamlamış. çevirisi de bizden olsun;

çocukluğumuzda
bütün pancurları
her zaman…
kapalı
tuhaf bir ev vardı
ve hiç ses çıkmazdı
o evden
bahçesini sarmaşık sarmıştı
severdik
sarmaşıkla
oynamayı
Tarzan
olduğumuzu hayal ederdik
(her ne kadar Jane olmasa da)
bir de
balık havuzu vardı
büyük bir havuz
ömrünüzde görebileceğiniz
en iri kırmızı
balıklar yüzerdi
o havuzda
ve insana alışıktı
balıklar
suyun üstüne çıkıp
elimizden ekmek yerlerdi
ebeveynlerimiz bizi
uyarmışlardı
“o evin önünden bile geçmeyin”
biz de
giderdik
tabii ki

o evde birinin
yaşayıp yaşamadığını
merak ederdik
haftalar geçtiği halde
kimseyi görememiştik…

sonra
bir gün
bir ses
geldi
evden
“ALLAH’IN CEZASI KADIN”

erkek sesiydi

sonra
ön kapı
açıldı
ve bir adam
çıktı
evden.

sağ elinde
bir şişe
viski.

otuz
yaşlarındaydı
ağzında
puro vardı
ve sakalı…
uzamıştı
saçı
karmakarışıktı
yalın ayaktı
üstünde atleti ile
pantolonu vardı
ama
gözleri
parlaktı.
pırıl pırıl
parlıyorlardı
ve
bize bakıp
“küçük beyler
eğleniyorsunuzdur
umarım?” dedi

sonra küçük bir
kahkaha atıp
içeri girdi.
biz ayrıldık.
bizim evin bahçesine
gidip
gördüklerimizi
düşündük.

ebeveynlerimizin
bizi o evden
böyle
harikulade gözleri olan
güçlü
ve doğal
bir adamı
görmemizi
istemedikleri için
uzak tutmaya çalıştıklarına
karar verdik.

ebeveynlerimiz
öyle olmadıkları için
utanıyorlardı
bu yüzden istemiyorlardı
o eve gitmemizi…

ama
o eve
sarmaşığa ve insandan korkmayan
kırmızı balıklara
yine gittik.
haftalar boyunca
bir çok kez.
ama o adamı bir daha
ne duyduk
ne de gördük.

pancurlar
her zaman olduğu gibi
kapalıydı
ve evden çıt çıkmıyordu.

sonra
bir gün
okuldan
dönerken
evin
önünden geçtik.

yanmıştı
hiçbir şey kalmamıştı.
dumanı tüten
karar demirler sadece,
havuza baktık…
ama su yoktu içinde
ve şişman
kırmızı
balıklar
ölüydüler havuzda,
kuruyorlardı
bizim
bahçeye gidip
konuştuk
ve evi
ebeveynlerimizin
yaktığına
karar verdik
onları ve
balıkları
öldürmüşlerdi
çünkü herşey çok güzeldi,
sarmaşıktan bile eser
kalmamıştı.

korkmuşlardı
harikulade gözlü
adamdan.

ve…
biz de
hayatımız boyunca
başımıza böyle birşeyler geleceğinden,
o adam gibi
güçlü ve harikulade insanları
yaşatmayacaklarından ve
bir çok insanın bu yüzden
öldürüleceğinden
endişe ettik.

charles bukowski

2/5 bz . no exotic

no exotic

2/5 bz aka berbat zöksal yani serhat köksal’in 1992-2007 arası çalışmalarını içermektedir. kendisi;

serhat köksal’ın 1986 yılında istanbul’da kurduğu multimedya projesi 2/5 BZ, çok farklı sanatsal araçlarla ifadesini bularak günümüze kadar durmadan gelişerek geldi. 1991 yılından itibaren ise sayısız ses kaseti, CD, DVD ,video kolajı, plak, çıkartma ve fotokopi dergi ve poster üretmesinin yani sira “NO Touristik NO Exotic” gibi 17 ülke 78 şehirde gösterilen görsel-işitsel performanslar gerçekleştirdi. Serhat Köksal aka 2/5 BZ, “NO Pipeline NO Exotic” adlı yeni projesinde, Şark ve Garp arasında varolan kültürel klişelerle bunların insanların ekonomik ve politik durumlarına ve bireysel duruşlara olan etkilerine eleştirel olduğu kadar mizahi bir dille de ışık tutuyor. Sanatçı eserlerinde, kolaj ve kes-yapıştır tekniklerini, film görüntülerini, dış çekimleri, sample’leri kullanıyor ve bunları sahnede ses sanatı ve canli olarak duzenlenen görseller aracılığıyla sunuyor.2007 baslarindan itibaren “Cultural Pipeline” ve “Energy Dialogue” veya “Kültürel Boruhatlarına HAYIR Enerji Diyaloglarına HAYIR” gibi kavramlar üzerinde yoğunlaşan proje, bu performanslarını son olarak isveç, italya, Çek, Almanya, Avusturya, Polonya, iran’da gerçekleştirdi. Varşova ve Berlinde solo sergi olarak sundu.

ne var ki bunun içinde;

  • acımak yok
  • ampul
  • anadolg
  • bbam
  • bügün evin içine kuş girdi
  • etnik market etnik paranoia
  • john peel & 2/5 bz
  • john peel ’10-12 years 2/5 bz’
  • john peel ‘ikibölübeşbeze’
  • john peel
  • karabesk
  • kurtuluş yok
  • live at club transmediale.03
  • malkoçoğlu/battal gazi & oğlu
  • militant oriental
  • no turistik no egzotik
  • öküz istanbul
  • petrol stress
  • şaka etmiyorum
  • şer ekseni

download @ mediafire
2/5 bz . no exotic

kendisi hakkında ekstra heyecan arayanlara;
2/5 bz . düzenin 7 ceddine (etilen download hizmetidir.)

guy debord . gösteri toplumu

Fransızca 3.baskı için okurun dikkatine;

Gösteri Toplumu ilk olarak Kasım 1967 de Paris’te yayımlandı. 1968 olayları kitabın tanınmasını sağladı. Şimdiki baskı da 1967 baskısının kelimesi kelimesine aynısı olarak kaldı.

Böyle bir eleştirel teori değiştirilmemelidir; ilk kez bu teorinin doğru bir şekilde tanımladığı uzun tarihsel dönemin genel koşulları çürütülmediği sürece bu teori değiştirilmeden kalmalıdır. 1968 mücadeleleri esnasında ulaşılan en aşırı konumun ne olduğuna ve dolayısıyla da daha 1968 de neyi bilebileceğimize tanıklık etmektedir. O dönemin en enayileri bile o günden bugüne bütün yaşamlarındaki düş kırıklığı sayesinde; “yaşamın görünür hale gelmiş yadsınması”nın, “meta-biçimine bağlı nitelik kaybı”nın ve “dünyanın proterleştirilmesi”nin ne anlama geldiğini anlayabilmişlerdir.

Bu kitabı, gösteri toplumuna bilinçli bir şekilde zarar vermek amacıyla yazıldığını göz önüne alarak okumak gerekir. Bu kitap asla abartılı bir şey söylemedi.

Guy Debord
30 Haziran 1992

gösteri toplumu
ayrıntı yayınları
çeviri: ayşen ekmekçi, okşan taşkent
istanbul . 2012
256 sayfa
978-975-539-016-1

guy debord . gösteri toplumu download (.pdf)

man bites dog . 1992

c’est arrivé près de chez vous, pek bilinmeyen kült amatör ve bağımsız filmlerden biri. 1992 yılında belçikalı üç sinema öğrencisi tarafından çekiliyor, filmin kökeninde para olmadan belgesel nasıl çekilir düşüncesi yatıyor – belgesel havası verilmiş kurgusal bir film özünde (gavurların mockumentary dediği şey). kara komedinin had safhası da diyebiliriz özetle. siyah beyaz, el kamerası ile tek açıdan çekilen filmin yönetmeni remy belvaux 2006 yılında intihar ediyor. biz medyanın çok sağlam eleştirildiği bu filmi artık bir solukta izleyin ve tokatı yiyin diyoruz.

eğer bir yolda bir köpek adamı ısırırsa bu haber değildir – çünkü normal bir şeydir, kimse önemsemez. ama adam köpeği ısırısa bu haberdir – çünkü ilginçtir, herkes ilgilenir.