Etiket: 1926

by the law – 1926

onu öldüremezsin, sadece kanun onu cezalandırabilir.

yönetmenimiz lev kuleshov. hikaye klondike ya da yukon altına hücumu sırasında (bölgede altın bulunmasıyla birlikte 100 bin insan bölgeye göç etmiş, kış şartlarında 30-40 bin kişi varmayı başarmış bazıları zengin olurken, çoğu boşa uğraşmış, yalnızca 4 bin kadarı altın çıkarabilmiş.) doğu avrupa’dan gelen 5 madencinin hikayesini anlatıyor. bir şişe içki, iki ölüm, buz ve karanlığın ortasında varoluşsal bir kriz ve cezayı kimin vermesi gerektiği tartışması.

filmin 95 yıl önce çok zor şartlar altında çekilmiş olduğu gerçeği ile birlikte (çekilen evi su basmış ve aktörler bir çok kez elektrik akımına kapılmış) insanı, dertlerini, tanrıyı, hukuk sistemini ve doğayı düşündürmesiyle izlenmeyi hakediyor. üzerine sonradan eklenmiş bir soundtrack ile youtube üzerinden izleyebilirsiniz;

kinoglaz manifestosu

Kinoglaz Manifestosu Sine-göz olarak da bilinen sinema kuramıdır. Üçlü Konsül: Dziga Vertov, Mikhail Kaufmann ve Elizaveta Svilosa’dan oluşan ve sine-göz kuramını geliştiren gruptur. Kuramcısı Dziga Vertov’dur. Vertov 1917 ekim devriminden sonra sinemayla ilgilenmeye başlamıştır ve sinema kuramını o dönemki bolşevik iktidarının kendini halka anlatma ihtiyacı üzerinden şekillendirmiştir. Vertov’un çoğu filmi bolşeviklerin sosyalizmi ve çarlığı anlatmak amacıyla ülkenin dört bir yanını dolaşan Ajit-tren adı verilen bir trenle gösterilmiştir.

Vertov filmlerdeki kurmacanın bir afyon olduğunu savunur. Bu kurmacalar, seyirciyi sarhoş eder, böylece daha sonra bilinçsiz seyirciye çarpıtılmış gerçekleri kabul ettirmek kolaylaşmaktadır. Bu nedenle sinemada gerçek olayların yer alması gerekir.

1. Drama halkın afyonudur.
2. Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri. Yaşasın sıradan, günlük işlerin başındaki ölümlü insanlar!
3. Kahrolsun burjuva senaryoları!
4. Drama kapitalistlerin elinde ölümcül bir silahtır. Biz bu silahla devrimci günlük yaşamımızı sergileyerek silahı düşmanımızın elinden alacağız!
5. Modern drama da eski dünyanın bir artığı, devrimci gerçeğimizi eski şekillere sokma çabasıdır.
6. Kahrolsun günlük yaşamımızın tiyatroda sahnelenmesi. Bizi olduğumuz yerde yakalayıp çekin!
7. Senaryo üzerinde uydurulmuş bir masaldır. Biz kendi yaşamımızı yaşarken üzerimize biçilen görüntülere boyun eğmeyeceğiz!
8. Herkes kendi işini yapsın, başkasının işini engellemesin! Sinemacının işi bizi, işimizi engellemeyecek bir şekilde çekmektir.
9. Yaşasın proletaryanın devrimci sine-gözü!

Kinoglaz Eğitim Programı 1926 S.S.C.B