kentsel dönüşüm projesi şeklinde adlandırılan bir proje var son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz. en basit anlatımıyla – gece konduları yık. apartmanları dik. insanları içine sokuştur. bu esnada yıktığın evleri, içinde yaşayanları, yokolan kültürleri hiç düşünme. yeni binalar dikilirken kazandığın ranta ve rahatına bak. evine gidip etrafı sur gibi duvarlarla çevreli, özel güvenlik sistemiyle korunan, süper lüks dairende karşı komşunu bile görmeden son derece rahat ve korunmuş bir şekilde yaşa. sistem bu şekilde işliyor. yurt dışında sıkça karşılaştığımız bu durum – bakınız çin, 2008 pekin olimpiyatları için gelecek misafirlere daha kaliteli bir görüntü göstermek için yanlış hatırlamıyorsam 40.000 haneyi yıktı – sulukuye’de uygulansın kararını geçen sene alan ibb son dönemde unesco‘nun hazırladığı raporda ciddi bir şekilde eleştirilmesine rağmen hala utanmadan iyi işler yaptıklarını söylüyor. unesco’nun raporunda “€œbölgenin soylulaştırılması”€ adı altında, Sulukule’€™nin özgün sakinlerinden arındırılıp daha varlıklı bir kesimin oturumuna açılması olarak değerlendirip eleştirilirken kadir topbaş “heyetin istanbul’dan çok memnun ayrıldığını, 2 yıl öncesine göre istanbul’un geldiği noktayı takdir ettiklerini, hiçbir problemin olmadığını” söyledi. lahın belaları!

detaylı bilgi için;
sulukule günlüğü