soylent green . 1973

soylent green

soylent green bir disütopik bilim kurgu filmi. evet farkettim çok kuul bir söylenişi var; “disütopya” ilk kez john stuart mill tarafından kullanılmış kötü bir yerin ütopyası anlamına geliyor. bu gerekli bilginin ardından filmimize dönelim. 1973 yapımı bu film harry harrison‘un make room! make room! adlı bilim kurgu romanından uyarlanmış. türkçeye “açlık” olarak dünyanın en net çevirmeni tarafından çevirilmiş sanıırm. çekim tarihine göre 50 yıl sonrasını anlatan bu filmdeki hikayeye 11 yıl uzaktayız. 11 yıl çok yakın ama 110 yıl neden olmasın dedirtebiliyor. filmimizde nüfus patlaması yaşayan bir dünyadayız; new yorkta 40 milyon vatandaş yaşıyor. sera gazı etkisiyle 5-10 derece ısınmışız. sudur, yiyecektir bunlar problem doğal olarak. yeşil alan, park-bahçe hak getire. teknoloji yalan olmuş. dünyanın yarısını ise tek bir şirket besliyor. bu şirketin yeni kapsülümsü ürünü soylent green’in ise ne olduğu muallak. filmde “ne ki bu soylent green?” üzerine. kalanını anlatsam spoiler olur, ne gerek var.

çekim kalitesi ve oyunculuktan ziyade içeriğe ve işlenilen temaya odaklandığınızda gayet tatmin edici bir film, izlemeniz önerilir bu sebeple. gözlerinizi ve belki biraz da ufkunuzu açmanıza sebep olabilir. aşağıda konuyla ilgili bütün linkleri paylaştım. izledikten sonra harry abinin yorumunu okumanızda faydalı olur zira kendisi hikayem belirli noktalarda çarpıtıldı bir daha herhangi bir kitabımı filme çektirmem diye serzenişte. ayrıca sosyal ortamlarda paylaşacağınız bir bilgi ile sonlandıralım, filmin 2012’de tekrar çekilmesi gündemde.

insanlar hep rezildi ama dünya bir zamanlar güzeldi

1 yanıt: “ soylent green . 1973 ”
  1. filmi henüz izlemedim ama kitap metis’in o tıfıl ama güzel bilim kurgu serisinden “yer açın! yer açın!” adıyla çıkmış. bendeki baskısı 96 yılına ait, başka baskı yaptı mı ya da hâlâ bulunabiliyor mu bilmiyorum. güzel kitaptı, yeni bir kitlesel savaşla soyumuz kırılmazsa ve avustralya’ya göç etmiş fareler gibi üremeye devam edersek kitap gayet yüksek olasılıklı bir gelecekten bahsetmekte. mr. smith’in değindiği gibi bu dünya üzerinde virüs gibiyiz, kanser gibiyiz ve evet kokuyoruz. bu arada kitap idefix’te mevcut görünüyor. ben adımlar’ın stoğunu tüketmiştim. (eskişehir’den bağlananlar için)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir