dragan babic’in türkçe’ye çevrilmiş tek romanı. vakti zamanında hakkında toplatılma kararı alınmış, sonra temize çıkmış vs. vs.

Son Sürgün, bambaşka bir hayatı, mecvut düzeni ve onun tüm değerlerini reddetmiş olanların dünyasını anlatıyor. Gizemli, zengin ve ahlaklı uygarlıktan vazgeçenlerin, gönüllü olarak “sürgün”ü, “yeraltı”nı seçenlerin hayatına “içerden” bakıyor. ”Yarın”ı olmayan bir dünyadır onlarınki… Karınlarını doyurmak için çalmaktan çekinmezler, uyuşturucuyu severler, sekse bağımlılık derecesine düşkündürler, arkadaşlıktan ise hala vazgeçmemişlerdir.. Dragan Babic, toplumun içinde yaşamaktansa uçurumun kenarında seksek oynamayı seçen “anti-kahramanlar” aracılığıyla uygarlığımıza ayna tutuyor… Puslu, lekeli ve kana bulaşmış bir ayna…

Arka kapağında böyle yazıyor, sinematik bir tadı var. sevdiği şeyleri tanıtabilen insanlardan değilim ama, bir şekilde fanzinlere temas etmiş insanların beğeneceği türden bir kitap. toplumun dışına çıkabilirsin, hatta ıkınıp mutasyonla insanlık dışına bile çıkabilirsin, ama kendi dışına ne kadar çıkabilirsin? bu soruya cevap vermiyor bu kitap, belki de veriyordur. ama ben bu soruyu soruyordum bitirdiğimde. dragan babic, hakkında kitapta verilen dışında “türkçe” bilgi bulamadım ama 68’lerden çiçek gibi bir adam.