sokak edebiyatı – altkültürel sanat kolektifi – afiş ve bildiri metni

afiş çizim: cenin von catlien: http://selfregion.deviantart.com
posterin büyük boyutu için: http://selfregion.deviantart.com/art/Poster-SOKAK-EDEBIYATI-118730373

Sokak Edebiyatı is a fanzine created by Girdap Unthatow, from İzmir-Türkiye, in 2000, inspired by the need to create and Crass movement from 70?s ( Crass info: http://en.wikipedia.org/wiki/Crass ). The last couple of years more and more people have shown an interest in helping out with the fanzine. It is now April 2009 and the fanzine has been going on for almost ten years and as one of the member of this creation, I hope it will go on for another ten/twenty/thirty years…

Sokak Edebiyatı, 2000 yılının ortalarında, tek kişilik bir proje olarak başlayan ve zaman içinde bir çok kişinin desteklediği ve bir çok yan/alt proje ile genişleyip büyüyen ve 2009 yılında, 9. yılını tamamlayan, bir “alt kültürel sanat kolektifi”dir.

Alt kültürel öğelerin her türevini içinde barındırır. Özünde birbirinden hiç de farklı olmayan veya aynı kökenden çıkan, ama oluşum süreçleri sonrasında birbirinden farklı yaşam tarzlarına ayrılan veya kapitalizmin bir tüketim unsuru haline getirip yozlaştırdığı, anti-oteriter her türlü underground akımı destekler, bu tür sanatsal ürünlerin üretilmesi, yayınlanması ve paylaşılması için çalışır.

Sokak Edebiyatı, sistem karşıtıdır, ancak kesinlikle bir devrimden yana değildir, devrim yerine isyanı, bireysel ve sanatsal dışavurumları teşvik eder.

Sokak Edebiyatı, bir yaşama, yayınlanma, paylaşma alanı oluşturmaktan öteye geçmez, bunlar dışında bir misyonu yoktur. Kısaca; aynı ruhu taşıyan, dünyaya baktıkları pencereleri ve sanatsal üretimleri birbirinden pek de farklı olmayan insanlara, yaşama ve yayınlanma alanı sunmaya çalışır.

İçerisinde, alt kültürel sanatsal akımlara dair her türlü öğeyi barındırır ve bunların daha kolay yayınlanması veya sergilenmesi için bir kolektif bağımsız bir şirket kurup, bu bağımsız şirketle beraber, bir infoshop türevi mekan açma ve bir yayınevi oluşturmaya çalışmaktadır. Bu bağımsız şirket, 70’lerde punk alt kültürü içinde oluşan bağımsız plak şirketlerinin modelini kullanacaktır ve tabii ki imkanlar ölçüsünde, ileride, yazınsal yayınların dışında müziksel çalışmalar, filmler ve görsel sanatların da yayınlanmasına çalışacaktır. Ayrıca Türkçe dışındaki kaynakları da Türkçe’ye çevirip, Türkiye’de yaşayan insanlarla paylaşmak, hedefleri içinde yer alır. Ve tüm bunları kapsayan bir aylık derginin çalışmaları sürmekte, dergi için gereken unsurlar ve zemin hazırlandığı takdirde dergiyi basmaya ve sonrasında da kitaplar, albümler yayınlamaya, kısa veya uzun metraj filmler çekmeye, resim, fotoğraf sergileri, konserler vs. vs. düzenlemeye çalışacaktır.
Ayrıca, İzmir’de bir infoshop türevi ev/kafe açarak, dünyaya bakış açıları en azından “anti-otoriterlik” noktasında ortak paydada buluşan insanların daha rahat iletişim kurabilecekleri, bilgi alışverişinde bulunabilecekleri bir ortamda bir araya gelebilmelerini sağlamaya çalışmaktadır.

Ancak sözü geçen tüm projeleri gerçekleştirmek için acele etmemekte, sadece yaşadığı an içinde varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Bahsi geçen projeler, gerçekleşebilir, hiç gerçekleşmeyedebilir, ama fanzinler basılmaya ve elden geldiğince dağıtılmaya, her ne olursa olsun devam edilecektir.. Kısacası Sokak Edebiyatı oluşumu, şu anki halinden de memnun olan bir oluşumdur.

“Alt kültürel sanat kolektifi” olarak tanımlayabileceğimiz Sokak Edebiyatı oluşumuna, bizimle aynı havayı soluyup, aynı heyecanı yaşadığınıza inanıyorsanız, destek olabilirsiniz. Kapımız herkese açıktır, ama açık olan kapılar, yaşam anlayışımıza uymadığınız düşünüldüğü takdirde her an yüzünüze kapanabilir.

Sokak Edebiyatı projesinin, adındaki “edebiyat” kelimesi, kelimenin karşıladığı gerçek anlamdan ziyade, aslında dili, kültürü, etik anlayışını ve yaşam tarzını ifade eder.

Sokak Edebiyatı, anti-otoriter, anti-kapitalist, anti-militarist ve anti-seksist bir oluşumdur. Kesinlikle ticari değildir. Öncelikli amacı; yukarıda saydığımız tüm faaliyetlerin sürdürülmesi ve üretilen sanatsal ürünlerin yayınlanması için gereken maddi miktarın geri dönüşümünü sağlamaya, örneğin bir derginin bir sonraki sayısının basımı ve dağıtımı için gereken maddi miktarın önceki sayıdan geri dönüşümünü sağlamaya ve bu işin sürdürülebilir kılınmasına çalışmaktır. Zaten, bugüne kadar, yayınladığı yaklaşık 60 kadar fanzinde sürekli cepten yiyerek bugünlere kadar gelmiştir. Sonrasında, eğer olabiliyorsa, kazanılan maddi miktarı, yayınlarında çalışmalarını yayınlayan insanlarla da paylaşabilir. Şu an için görülen, daha uzun bir süre, cepten yemeye devam edeceğimiz.

– Sokak Edebiyatı; var olan hiçbir parti/kurum veya hiyerarşik yapılanmanın yanında yer almaz.

– Sokak Edebiyatı, geçmişteki Beat kuşağı ile karıştırılmamalıdır, ufak benzerlikler olsa da, kesinlikle ve kesinlikle Beat kuşağı ile aynı yolda yürümemektedir. Hatta, bir yolda yürümektense yoldan çıkmayı ve çıkarmayı savunur.

– Sokak Edebiyatı; değişime ve güzel bir geleceğe inanmaz, bunların hazırlığı içerisinde de değildir, umut vaat etmez, her şeyin boktan olduğunu ve daha da boka batacağını bildiği bir dünyada, “gerçek” olanla ilgilidir ve sadece “isyan” barındırır.

– Sokak Edebiyatı; bir topluluk değildir, toplum olmayı yadsır, bireysellikten ve bireyden yanadır. Bu nedenle, Sokak Edebiyatı’na destek olan her bir birey, bir diğeri ile çatışabilir, birbiri ile çelişkili olabilecek iki ayrı yazı, aynı yayın içinde yer alabilir; farklı olmanın güzelliğini bilmekte; farklılıkların tek bir potada sindirilmesindense, tüm farklılıkların birbirlerini sindirme çabası içinde olmadan bir arada yaşayabileceğini düşünmektedir. Bu nedenle, kendi içimizde sürekli tartışmakta ve arada bir fikirsel olarak ayrı düşmekteyiz, ama, zaten her birimiz aslında yalnız, yapayalnız olduğumuzun bilincindeyiz. Sokak Edebiyatı, bu yalnızlar, dışlanmışlar, deliler ordusunun bir tımarhanesi olmaktan öteye geçmez! Ve tedavi edilmek yerine, delilik ve anormallik dozajını samimi bir şekilde korumaya çalışır sadece..

– Sokak Edebiyatı “do it yourself” felsefesi temelinde hareket eder ve ülkemizdeki bazı ileri zekalı arkadaşların bildiği gibi “do it yourself”; “kar amacı gütmemek” değil, “kendi kendine yap” demektir: Bu nedenle “do it yourself derken, dergi projesi de nerden çıktı” diyen ultrazekalı uzaylılara, bu sloganı temel edinen Crass’ın kendilerine ait bir bağımsız plak şirketi olduğunu hatırlatır, grubun hiçbir kar elde etmeden başka başka işlerde 12 saat çalışıp da, hala müzik yapmaya devam ettiklerini düşünmediklerini umarız. Şimdilerde üzerlerine giydikleri her türlü takı, aksesuar ve kıyafeti hazır alan arkadaşların bize gelip “do it yourself” üzerine ahkam kesmemelerini önerir, 70’lerde “do it yourself”i benimseyen insanların, takılarını, aksesuarlarını kendilerinin ürettiklerini, giysilerini kendi kendilerine diktiklerini, ellerinden geldiğince her şeyi kendi kendilerine ürettiklerini hatırlatırız.

– Sokak Edebiyatı oluşumu, 70’lerdeki Crass hareketinden ilham almaktadır ve Crass kendi otobiyografi metinlerinde “Onlar ve siz diye bir şey yok; sadece sen, ben ve biz varız. Kendimizi bulmak zorundayız” der.

Sokak Edebiyatı website: http://www.sokakedebiyati.net/
Sokak Edebiyatı facebook 1: http://www.facebook.com/group.php?gid=62…9343881456
Sokak Edebiyatı facebook 2: http://www.facebook.com/pages/sokak-edeb…367?ref=ts
Sokak Edebiyatı mail group: http://groups.google.com.tr/group/sokakedebiyat?pli=1
Sokak Edebiyatı myspace: http://www.myspace.com/sokakedebiyati
Sokak Edebiyatı last.fm: http://www.lastfm.com.tr/group/Sokak+Edebiyat%C4%B1
Sokak Edebiyatı sosyomat: http://sokakedebiyati-net.sosyomat.com/

Inspirational music for Sokak Edebiyatı: THIS EMPTY FLOW
This Empty Flow website: http://nikoskorpio.net/thisemptyflow/
This Empty Flow myspace: http://www.myspace.com/thisemptyflow
Niko Skorpio (head of This Empty Flow) myspace: http://www.myspace.com/nikoskorpio
Sokak Edebiyatı website for This Empty Flow: http://sokakedebiyati.net/thisemptyflow/

1 yanıt: “ sokak edebiyatı – altkültürel sanat kolektifi – afiş ve bildiri metni ”
  1. Bireysl fanzini yıllarca önce çıkarmıştım.Web de bir tıkladım.Benzerlerim matbuu olarak karşıma çıktılar.Fanzinlerin bir derdi aslında köşeleri tutan basın yayınlara kaşı kendi işini kendi yapmaktır.Benim duruşum biraz daha fatrklı idi.Hangi kesimden,hangi görüşten olursa olsunlar insanlar dipten gelen ve iddiası olana yer vermek yerine,popüler olana satış amaçlı yaklaşmaktadırlar.Mesela resimde bazı ressamlar seçici kurul görevine soyunan kesimlere svaş açmışlar,olara sergiye ser vermemektedirler. Basında da tek seçici yayımcıdır.Çıkşım bundan idi.Eleştirilerimde de önce bir fikire sıkı sarılar gibi sonra zengin ya da yoksul olmak yerine önce zengin v yoksul olmak sonra bir fikire sıkı sarılmak olmalı demiş idim.İhbar yiyince DGM De yargılanan ilk fanzinci olarak ta tarihe geçtim.O belgede de bireysel fanzin diyetarihi olarak bir blgesiz şikayete yer verilmesiyle aevrak mnotere gerek kalmadan ilk yapılmıştır.Dedimin biri de ilk olmaktır.Mesela iki kadar çizgi roman araştırmacısı var,ama yazışma arkadaşlarının adlarını dahi yazmaktan kaçıyorla.Oysa araştırmalarında eksikler,yanlışlar olduğunu da yazarak gönderdim.Hal böyle olunca ununu elemiş olanlar dedenin dedesi dahi olsalar reklama,filmlere,programlara çıkarak zenginliklere zenginlik katarken başta 1978 liler cezalandırıldılar.Fanzinler dahil,web dahil,bu benzerimi kastetmem şimdi,bunu baştan diyeyim.Benzer sadece,hepsi o kadar.Ama birebir web de ad çalınması ayrı.Büyükler yani.Basında da öyle konu çalmak,onu yüzüne gözüne bulaştırmak moda mı dexsem demode mi oldu desem?Öylesinedir.Selamlarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir