Menü Kapat

sevgililer günü zırvaları

evet bir 14 şubat daha geldi çattı. çiftlerin büyük kısmı karşılıklı hediyelerini alırken, bir kısım da bana niye hediye almadın tribine girecek. bir ilişkisi bulunmayan vatandaş da 14 şubata yalnız mı girilir diye üzülüp, sosyal medyada çift arayışlarına devam edecek. facebook-twitter-instagram ve çeşitli uygulamalar üzerinden paylaşılacak bilimum gül, kalp, çikolata üzerine sevgili tag’lemeleri ile çeşitli whatsapp mesajları insanların kafalarını yastıklarına koyduklarında rahat hissetmelerini sağlayacak.

markalar uzun zamandır beklediği bugünde, günlerdir devam eden sevgililer günü kampanyalarının sonuçlarını merak ederken, üzülme ihtimalleri bu yıl da gözükmüyor. olayı başlatan yüce tüketim toplumu abd üzerinden gelen rakamlara göre, sevgililer gününde 180 milyon kart gönderiliyor. toplamda 18.9 milyar dolar gibi bir harcama sözkonusu. ortalama olarak bir erkek çikolataydı, mücevherdi, çiçekti, yemekti, karttı derken 140$ harcıyor – bu rakam bayanlarda yarı yarıya. neyse pozitif ayrımcılık yapmayalım. ayrıca kadınların %15’inin kendi kendilerine çiçek gönderdikleri gibi bir istatistikte mevcut. yine kadınların %53’ü sevgililer gününde sevgililerinden bir şey gelmediği takdirde ayrılıyorlar. bütün rakamlar tüketimin kadınlar üzerinden döndüğünü tekrardan kanıtlarken asıl mevzumuza dönelim.

tarihe baktığımızda 14 şubat antik roma’dan başlıyor, ocak ortasından, şubat ortasına kadar olan süre zeus ile hera’nın kutsal evliliğine adanırken 15 şubat bereket tanrısı lupercus onuruna kutlanıyor. gün içinde keçi kurban edip, kafalarına deriyi koyduktan sonra bereket geliyor diye kızlar erkeklere dokunmaya çalışıyor. bayram arefesinde de rahatlıkla çift olarak takılmak için erkekler-kızlar kura yöntemiyle eşleşiyor. 469’da papa olayı yasaklayıp, kurayla devam edelim diyor. kuraya azizlerin isminin yazılması ilginç. günün romantik aşkla ilişkilendirilmesinin 14. yy civarı olduğu rivayet ediliyor, konuyla ilgili bir takım efsaneler de mevcut, en çok kabul göreni papaz aziz valentin abimizin kilisenin baskısıyla haksız yere ayrılan çiftleri birleştirirken 14 şubat günü öldürülmesi. 14 şubat günü de bunun üzerine sevenler ayrılmasın, sevişler bitmesin diye kendisini analım, hatırlayalım, sevişelim üzerine kuruluyor.

olay ardından ingilizlerin viktoryan dönemde kağıttan kalp yapalım mevzusundan esinlenerek 1800’lü yıllarda amerikalı bir vatandaşın -esther howland- babasının kitap-kırtasiye dükkanında sevgililer günü kartı hazırlayıp satmaya başlamasıyla gelenek haline geliyor. ardından tüketim toplumuyla birlikte kartla başlayan olay, çikolataya, güle, bilimum kalpli ve kırmızı ürünlere yöneliyor. mücevher alma olayı ise oldukça yeni – 1980lerde mücevher endüstrisi dahil oluyor ve ona yönelik reklamlarla devam ediyor. günümüzde ise ellerinden gelse tuvalet fırçası üreticileri bile olaya dahil olmak isteyecek gibi bir durum söz konusu.

özetle ne olduğu belli olmayan bir gün, kart ve çikolata üreticilerinin gazıyla bu noktaya getirilip toplum üzerinde bu derece etkiye sahip olabiliyor. toplumun büyük bir kısmı neden sadece o gün sevgilimi düşünmek zorundayım sorusunu kendisine sormazken çılgınca tüketmeye devam ediyor. sosyete olarak düşüncelerimiz şöyle;

  • sevdiğiniz kişiye sevginizi ifade etmek için resmi bir güne ihtiyacınız yok.
  • şubat ayı içerisindeki bir gün özel bir gün değil.
  • karşınızdakini özel hissettirmeye çalışırken aslında aynısından milyonlarca olan bir seri üretim ürününü verdiğinizin farkında değilsiniz.
  • sevişmek için bahane bulmaya çalışıyorsanız daha yaratıcı olun. aranıza kalpli peluş ayı koyarak sevişmeyin.
  • “zevkine payidar yoktur bu işin, sevişin gençler sevişin” ama tüketerek değil, ama beyninizi bir kenara bırakıp sürüye katılarak değil.
  • sevgiyi sadece hediyeyle ifade edebilecek noktadaysanız çoktan geçmiş olsun.

hepinize yaratıcı olmayan, tüketim odaklı ve tamamiyle yapay, manipülasyona uğramış duyguların sığ bir şekilde iletildiği romantik sevgililer gününde mutluluklar.

sevgilinize en iyi romantik slow şarkıları gönderdiniz değil mi?

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım