Menü Kapat

sen bu yazıyı okurken ben hiç de uzakta olmayacağım

Yüzyıllar önce ilk matbaalar kurulduktan sonra, ilk kitaplar basıldığında, acaba yaşlı insanlar yeni nesil hakkında – bütün gün o sayfaların başından kalkmıyor, zamanının büyük bir kısmını o masada geçiriyor – sosyal yaşamı eskisi kadar iyi değil diye yakınıyorlar mıydı? İnsanlar uygarlığın getirdiği yeni teknolojileri kabul etmiş ama her seferinde bir süre sonrada şikayet etmiş. Bizim tarzımız bu. Şimdiki zamana döndüğümüzde bu araçların başında bilgisayarlar geliyor – diz üstü, masa üstü ve cepte taşınan telefonlu bilgisayarlar, tekerlekli bilgisayarlar, çamaşır yıkayan bilgisayarlar vb. bu yazının konusu şuan bu yazıyı okuyabildiğiniz türden olanlar. Bu akıllı makineler hayatımızın büyük bir bölümünü kaplıyor onlarla oyun oynuyor, sohbet ediyor, kitap okuyor hatta sevişiyor, bilgisayarıyla evlenen insanlar var bu dünyada. Bir çok işimizi o küçük kutularla halledebiliyoruz. Hayatımız o küçük kutularda kayıt altında belki, o kutularda merkezi başka kutularda kayıt altında. Sonuçta öldüğümüzde bakacakları bir kara kutu gibi bir şey artık bizim için. En büyük sırlarımız belki suçlarımız bile o kutularda. Kendinize itiraf edin Google sizi ailenizden daha iyi tanıyor. O kutulara  sevgilinizden daha fazla dokunduğunuzu biliyor muydunuz? Farklı sitelerde farklı profiller oluşturup istediğimiz kişiliğe bürünebiliyoruz. Bu profiller ile mükemmel insan olabiliyoruz tıpkı sistemin bize sürekli söylediği gibi. Artık ortalık mükemmel insan dolu. Herkes mükemmel  görünüyor. Herkes kusursuz. Sistem kusurlarımızdan faydalanıp bize mükemmel olmamız için her şeyi satıyor. Profilimizi ustaca düzenliyoruz, sanki kişiliğimizi düzenler gibi. Varoluşçu felsefenin sanal yansıması mı bu? Gel gelelim o sitedeki mükemmel profilinizin değeri en  fazla 2 GB. Öldüğünüzde 5 yıl sonra silinecek olan varlığınız 500 GB’yi geçmeyecek. Hayatınız boyunca uğraştığınız  herşey bir delete tuşuyla yok olup gidecek. Tarihe etkiniz, kullandığınız alanın silinmesiyle açılacak 2kblik bir zarar belki. Şimdi mükemmel profillerinizden bu yazıları okuyup,  haklı olduğunu bildiğiniz halde en fazla 5 dk düşünüp sonra kendinizi hayatınız böyle iyi olduğuna kanat getireceksiniz. Böyle düşünmeseniz bile öyle davranacaksınız. Elleriniz, ayaklarınız bunu sizin yerinize yapacak. Artık makineleşen onlar olduğu için önceden öğrenilmiş hızlı bir davranışla tıpkı bir robot gibi sekmeyi kapatacak parmağınız. Şimdi bu yazının neden internet aracılığıyla paylaşıldığı sorusunu soracaksınız. Bu yazı galata kulesinde bile yazılmış olsa biri bunun fotoğrafını çekip paylaşacaktı. Nasıl olsa böylesi bu yazının tüketimini biraz olsun yavaşlatır. Ve sen bunu sorma, yarın bu yazıyı unutacaksın nasıl olsa.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım