Hiçbir zaman iyi bir başlangıç yapamamışımdır. Belkide bu sefer, yanıma eski bir savaşçıyı alarak, bunu başarabilirim… Huzurlarınızda Hunter S. Thompson! Etilen’de adına değinilmemiş olması açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı. Doğumundan ölümüne değin, kendi rotasında dans etmiş uyuşturucu sihirbazı bu adam, aynı zamanda Gonzo Gazeteciliği dediğimiz şeyinde yaratıcısı. Size neyin ne olduğunu, didaktik bir şekilde anlatmayacağım elbette, bu zaten tümüyle gonzo yazım ahlakına ters! (link vereceğin yinede, bakın, araştırın uzun uzun)

Ama etilendeki ilk metnime, diğer tüm yazar arkadaşlara ve okurlara göz kırpmak ve bundan sonrasında ne ile karşılaşacaklarını bilmeleri adına, Gonzo’nun kanından bir kaç örnek koyarak devam edebilirim: Bir gazetede köşe yazarı olduğunuzu düşünün, size  önümüzdeki hafta için verilen konu-görev şu: “Ayahoska denilen madde hakkında okurlara bilgi ver.”  Görüldüğü gibi, internet çağı için çok basit, altından kolayca kalkılabilecek bir iş bu. İşte, Gonzo bu noktada biraz da kendini zora sokma görevini üstleniyor. Verilen konuyu kabataslak yorumluyor, yeterli uyuşturucu stoğunu yapıyor ve çantasını sırtladığı gibi ayohoskanın doğup büyüdüğü yer olan güney amerika topraklarına uzuyor. Yola çıktığı an itibariyle, başına ne gelirse, ne düşünürse, çoğu zaman en sinir bozucu ayrıntısından tutunda en özeline kadar tek tek aktarıyor okuyucusuna. Yolda dolandırdığı adamları pas geçmiyor, bar tuvaletinde taktığı kadını pas geçmiyor, lsd nin ona sunduğu öğretiyi okuyucudan esirgemiyor, asla! Sonrasında güney amerikaya varıyor ve amacına ulaşmak için bir çok yolu deniyor. Bu yol en kısa ve doğrudan olanı da olabilirken, en uzun, en dolambaçlı ve en acılısı da olabiliyor elbette. Gonzo, kendini bir uçurumun kenarında elinde kalan son yarım ekstaziyi gömerken bulabiliyor, “ben buraya ne için geldim, yazmam gereken bir köşe yazısı var ve işime saygı duymam gerekiyor, amacımdan uzaklaşmamalıyım!” gibisinden öz benlik karmaşaları ve iç yüzleşmelere sürüklenebiliyor gonzo “yol” boyunca. Ormanın derinliklerine dalıp zazen ayinleriyle kendinden geçip, kabile üyelerine, şehir insanının üstün egosunun acizliğine kapılıp “bana iki doz fazla koy” diyebiliyor ve tabiki de saatler boyunca kusuyor ardı sıra. Bunu da yazıyor gonzo; “aşağılık herifler beyaz insanın sonunu getirmek istiyorlar, bana çaktırmadan fazla doz ayahoska koydular, ama hepsini yeneceğim.” Ama hepsinden önemlisi, diğerlerinin cesaret edemediği bir şeyi yapıyor, evde vikipedi den kopyalamaktansa, yaşayarak yazıyor!

Hunter Thompson, hayatı boyunca bunu yaptı işte tam olarak. Kendi kabul ettiği gerçekliğin peşinden koşarken bizim gördüğümüz gölgelerin hepsini attı bir kenara, onların birer hiç olduklarını ve önemsenmemeleri gerektiğini vurgulayarak.

İşte, böyle bir kostümle, karşınızdayız!

“I had no choice.”

tumblr_nhucqoKktp1qb6imio1_400

Hunter S. Thompson

 

 Etilen Notlar;

  • Etilen hayal kırıklığına uğratan bir neşriyattır. 
  • Takmak yerine eylemin çift yönlülüğünü vurgulayan takılmak kullanılabilir.
  • Gonzo gazeteciliğini yaparken vikipedi’nin olmayışı belki buna sebep olmuştur?
  • Bu notlar yazar bağımsız yazılmıştır, yazarı bağlamaz
  • Yazarın yazdığı etilen bağımsız yazılmıştır, etileni bağlamaz
  • Okur yazar ve etilen bağımsız okumuştur, kimseyi bağlamaz.