Rüştü #2 – Cristi Puiu

Kişisel bir eleştiri ile başlayayım kendi adıma. Yeraltında konumlanan bir yapının elemanı olarak insan bazen kendisini kalıplara sıkıştırıyor. Az olanı, azınlıkta kalanı koruyup kollama iç güdüsü geliştiriyor. Sinema üzerine yazarken kadın yönetmenlerden sıyıramamışım kendimi. Rüştünün ikinci payesini bir erkeğe vermek anlamlı geldi. (Red Pill’ci değilim feministler sakin olsun.)

Öne çıkarmak istediğim yönetmen, Cristi Puiu. Çavuşesku’dan sadece 20 yıl sonra, kendisinin öncülük ettiği “Yeni Dalga” olarak adlandırılan Romanya sinema akımın geldiği yeri takdir etmemek imkansız. Lakin gelişmiş batılı ülkeler Avrupa’nın doğu bloğunu incelerken dahi oryantalist olmadan duramıyorlar. Yönetmenimiz de filmlerinde eleştirmenlerce sürekli olarak okunmaya çalışılan baskın sistem eleştirisini duymaktan sıkılmış. En çok bilen, en akıllı siz olmayın diyor bizlere. Yaşlı adamların kendi hataları ile de ölebileceğini de hatırlatıyor.

Metaforlar ve kurmaca üzerine söylediklerine de dikkat kesilelim derim. Filmleri anlama anlayışımızı kalıplardan çıkarabilecek cümleler var.

Rastgele Balthazar filmindeki eşek bir metafor mudur?

Hayır. Eğer eşeğin bir metafor olduğunu düşünüyorsanız, bana göre tembel birisiniz. Evinizde bir nesneyi kaybettiğinizi düşünelim. Genellikle hiç olmayacağını düşündüğü bir yerde bulursunuz. Neden? Çünkü aramayı bırakmıştınız. Metafor olarak bir şeyi tanımladığımızda onu farklı bir bakış açısı ile sorgulamayı bırakıyoruz. Bresson’un filmindeki eşek derin bir düşüncenin ürünüdür. Lakin açığa çıkmaktan, görünmekten başka bir seçeneği de yoktur. Bir şeye metafor demek isteniyorsa bu uzun süreli bir yansımanın ürünü olmalı ve farklı bir şekilde söylenmesi mümkün olmamalı. Yani esasen Bresson bir metafor arayışı içerisinde değildi. Baskın bir ifade isteği vardı ama metafor olarak değil. Bu sebeple metaforların mantıksal bir şekilde yaratılmasının mümkün olmadığını düşünüyorum.

https://eefb.org/interviews/on-romania-its-cinema-and-his-own-work/

Kurmaca hayatımızın her anında var. 1989 yılında komünizmin çöküşünü yaşadım. Çavuşesku’yu 25 Aralık’ta öldürdük. 24’ünde veya 26’sında da öldürebilirdik. Kurmacaya o kadar sıkı sıkıya bağlıyız ki onu noel günü öldürmek zorundaydık.

https://eefb.org/interviews/on-romania-its-cinema-and-his-own-work/

Anahtar Film: Moartea domnului Lãzãrescu (2005)
Başyapıt: Sieranevada (2016)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir