Rock Bottom Riser

Son dönemde Chris Cohen, Cass McCombs gibi isimlerle, en azından uluslararası anlamda, zirvesini yaşayan saykedelik soslu amerikan folk rockının en nadide temsilcisi bana göre, Bill Callahan. Çölün ortasında, izole hayatların, bitmek bilmeyen yolların, kaybetmekten gocunmayanların müziğini yapan bir adam. 1990 yılında smog olarak başladığı kariyerine, 2007 yılından bu yana kendi ismi ile devam ediyor.

Prestijli dergiler tarafından nefer olarak ilan edildiği lo-fi kavramı günümüzde müthiş bir sömürü altında esasen. Stüdyoların boyunduruluğu altında müzik icra eden hipster kisveli instagram grupları, postmodern bir tavırla kandırıyorlar bizleri. Bu bağlamda Bill Callahan kaybolmuş bir anlayışın, ruhun müziğidir demek mümkün. Kafkaesk bir ruh ile koyun bulmak istemeyen bir çobanın hikayesini anlatıyor yeni albümü Shepherd In a Sheepskin Vest’te. Bu mizah duygusu olmasa çekilmeyecek temaları, metaforları kendi adıma dinlenebilir kılan, çok özel bir insan.

Genel geçer ve klişe bir tavırla yol müziği olarak konumlamıştım kendisini. 20 yıllık bir süreçte geçirdiği müzikal değişimi de yine yol metaforu üzerinden tasvir edersem, 1999 tarihli Knock Knock yola gece çıkanların albümü ise 2019 tarihli Shepherd In a Sheepskin Vest yola gün doğarken çıkanların albümüdür derdim. Bu değişimi biyografik olarak ilişkilendirmekse hiçbir zaman sevdiğim bir şey olmadı. Lakin siz otobiyografinize eklemekten çekinmeyin derim.

Nick Drake’i özleyenler vardır aramızda.

When We Let Go

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir