Tehlike anında camı kırınız,

proles” yani latince çocuk, bugünkü kullanımı ile “proleterya“. Eski Roma’da sınıflardan birisi olan proles, çocuklarından başka mal varlığı olmayanlar için kullanılırdı. Bugün bu durumun çokta değişmediğini göz ardı etmemek mühim.

Asgari ücret alan bir ailenin (ki toplum normları dediğimiz kitledir) geçinmesi için, kirasından arta kalanla ay boyu kıt kanaat geçinmesi söz konusudur. Tonlarca kredi altında mülk sahibi olmaya çalışması, bunun mucibince yeri geldiğinde iki işte çalışması onu “proles” yapmaktadır. Şimdi modern, demokrasi, cumhuriyet (res public), insan hakları diyebilirsiniz elbette, bir kaç değişiklik söz konusu. Ama sistemin aynı olduğu, sadece isimlerin değiştiğini hatırlatmak isterim. Demokratik görüntülerin altındaki kemiklere bakıldığı takdirde mutantan gerçeği görebiliriz. Farklar nedir? İnternet mi? Okuyabilmek mi? Özgürlük mü? Bu olguların gösterdiği tek şey, keskin bir şekilde şiddetin fiziksel hasardan psikolojik hasara dönmesidir. Ceo, genel müdürler, patronlar sürekli olarak isimleri değişse dahi, sizin isminiz yani bizim ismimiz hep “proles” yani “proleter” olarak kalacaktır.

Res public: Halkın yararı için