seçim sonuçları her ne kadar bizleri şaşırtmasa da çevreden görebildiğimiz kadarıyla ciddi bir hayalkırıklığı ve bir öfke söz konusu. seçmeninin her daim yanında olan etilen sosyete bugün de yanınızda. düşüncelerinize tercüman olacak, şaibeli yurdum cinnet vatanımdan, gönül telimiz yöresel şarkılarımız. muhteviyat;

  • ha siktir lan – empty cage
  • düşün sorgula – l.e.s.s.
  • bitecek – 2/5 bz
  • you ain’t foolin me – nux vomica
  • uyan! (artık sistemin köpeği) – leş
  • we won’t back down – ofisboyz
  • sansür – rashit
  • revolt – radical noise
  • sistemi yoket – robo murtaza
  • kesme sesini – antisilence

ülkede demokrasiden eser olmadığının farkına vardığınızı düşünüyoruz. sandıkta bir şeylerin değişmeyeceğine de ikna olduğunuzda haber verinde devrim yapalım.

Demokrasi ilk olarak eski Yunanistan’da, şehir-devletlerinde uygulandı. Doğrudan demokrasiye çok yakın olan bu sistem Atina demokrasisi olarak da anılır. Teoride bütün yurttaşlar mecliste oy verme ve fikrini söyleme hakkına sahipti fakat o günün koşullarına göre kadınlar, köleler ve o şehir-devletinde doğmamış olanlar (metikler, yerleşik yabancılar) bu haklara sahip değillerdi. Bu sistemin en güçlü uygulayıcısı olarak Atina’yı ele alırsak: M.Ö. 4. yüzyılda nüfusun 250.000-300.000 arasında olduğu tahmin edilir. Bu nüfusun 100.000’i Atina vatandaşı ve Atina vatandaşları arasında da sadece 30.000’i oy verme hakkına sahip yetişkin erkek nüfusu bulunduğu tahmin edilir.

Roma İmparatorluğu döneminde uygulanan devlet sistemi, temsili demokrasiye yakın bir nitelik taşımaktaydı. Demokratik haklar genellikle sosyal sınıf ayrımına göre şekillenirdi ve güç elitlerin elindeydi. Bununla beraber, Eski Hindistan’da bazı bölgelerde uygulanan sistemler de temsili demokrasiye benzetilir. Roma İmparatorluğu ile paralel olarak, kast sisteminin varlığı, gücün varlıklı ve asil bir azınlığın elinde olduğu söylenebilir.