provo hareketi 1965 yılında anarşizm, dadaizm, herbert marcuse ve marquis de sade etkisiyle yapılanan bir oluşum. adını akademik bir yazıda arıza çıkaran gençliğin “provo” olarak nitelendirilmesinden alıyor. halinden memnun tüketim toplumunu uyandırmak için farklı yöntemler gerektiğini  savunan provolar 4 gruptan oluşuyor;

  • happeners: polisi provoke etmek için, şiddet kullanmadan absürd komediyi kullanan abiler
  • beatniks and hipsters: bildiğiniz gibi bunlar ve onlar
  • thinkers: okur yazar tayfa, magazin neyin çıkarıyorlar
  • street provos: doğrudan eylem diyen aktivistler

amsterdamda basılan ve ev yapımı bomba tarifleri içerdiği için hemen toplatılmaya çalışılan provo magazinde kendilerini şöyle tanımlıyorlar;

provo anarşistler, provolar, beatnikler, açık havada çalışanlar, makas bileyicileri, hapishane kuşları, basit simon münzevileri, sihirbazlar, pasifistler, patates cipsi müptelaları, şarlatanlar, felsefeciler, mikrop taşıyıcılar, kraliçe’nin atının şövalyeleri, belkiciler, vejetaryanlar, sendikacılar, noel babalar, anaokulu öğretmenleri, eylemciler, kundakçılar, asistan asistanları, tırmayıcılar ve frengililer, gizli polis ve diğer ayaktakımı için aylık bir mecmuadır. provo kapitalizme, komünizme, faşizme, bürokrasiye, militarizme, profesyonelliğe, dogmacılığa ve otoriteye karşıdır. provo ümitsiz direniş ile itaatkar yok oluş arasında seçim yapmak zorundadır. provo mümkün olan her yerde direnişe çağırır. provo sonunda yok olacağını bilir, ama toplumu provoke etmek için içten bir girişimde daha bulunma şansını tepemez. provo anarşiyi direnişin esin kaynağı olarak görür. provo anarşiyi yeniden canlandırmak ve gençliğe öğretmek ister.  provo bir imgedir.

provolar

polise karşı pek “kıreatif” eylemleri mevcut. marijuana üzerinden gidiyorlar. 1960larda marijuana yasak ama polis ne olduğunu bilmiyor. bunlarda her şeye marijuana demeye başlıyorlar – çay, köpek maması, çeşitli otlar vs. bu şekilde polisin cehaletini ortaya koyuyorlar. örneğin bir otobüsle belçikaya yola çıkmadan önce içlerinden biri polise otobüste uyuşturucu olduğunu ihbar ediyor. sınıra ulaştıklarında basın ve polis kendilerini karşılıyor. detaylı aramadan sonra otobüste tek buldukları köpek maması ve yasal otlar oluyor. ertesi gün gazetelerde “marijuana köpek mamasıdır” geyiği yayılıyor.

polis beklenildiği gibi iyiymiş abi takılın böyle demiyor, sürekli artan bir şekilde şiddet ve tutuklamalar başlıyor. eylemler ise kesilmiyor buna rağmen. bir noktada boş beyaz kağıtlar dağıtsalar bile tutuklanıyorlar. olaylar kraliçenin düğününde doruk noktasına ulaşıyor. kraliçenin bir anarşist olup provolar ile güç paylaşımı konusunda anlaşma yaptığı söylentisini halka yayıyorlar ardından düğün günü şehrin su kanalılan lsd dökecekleri söylentisi yayılıyor. yerli/yabancı basın ne yapacaklar acaba diye beklerken 25000 destek kuvvet geliyor düğün günü şehre. onlar da düz vatandaş gibi giyinip sis bombaları atmayı başarıyorlar. bu esnada paniğe kapılan polis provoları ayırt edemediği için basın ve diğer vatandaşlar dahil ne var ne yok dalıyor. tabii bunun sonunda baya bir eleştiriliyorlar ve halkın polise olan güveni azalıyor.

beyaz planlar

şehrimizi güzelleştirelim beyler mantalitesi içerisinde bir takım beyaz planlar da yapıyorlar. bunların en ses getireni şehirde ulaşım sorununu çözmek için beyaz bisiklet planı. şehir merkezinde bütün motorlu taşıtları kaldıralım, olacaksa bir tek taksiler olsun ama onlar da elektrikle çalışanlarından olsun diyerek belediye başkanına 20.000 kamu malı bisiklet al, isteyen istediği zaman kullansın diyorlar. bu istek pek tabii ki kabul edilmiyor, bunun üzerine kendileri 50 tane bisiklet alıp bunları beyaza boyadıktan sonra isteyen kullansın diyorlar. polis olmaz bu hırsızlık oluyor diyor. onlar da polisin bisikletlerini çalıyorlar.

beyaz baca planı çevreyi kirletenler vergi ödesin, bu bacalarda beyaza boyansın olayı. beyaz hanımlar planı bir klinikte özellikle genç kızlara cinsel eğitim verelim, istenmeyen hamilelikleri engelleyelim şeysi. beyaz ev planı yerleşim problemini çözmek için boş evlere isteyen gitsin yerleşsin durumu. beyaz tavuk planı amsterdan polisini yeniden yapılandıralım olayı, polisi silahsızlandırıp, mavi yerine beyaz giydirip beyaz bisiklet üzerinde prezervatif ve tavuk dağıtsın, bir korumadan ziyade kamu işçisi yapalım düşüncesi. (hollandalı abiler argoda polise “kip” diyorlarmış, bu da tavuk demekmiş aynı zamanda) – kendileri uygulamış bunu ve tutuklanmışlar. gibi gibi çeşitli planlar yapıyorlar.

beklenen son

provoların ömrü çok uzun olmuyor. gösterilen sırasında polis tarafından bir işçinin öldürülmesi ve vietnam savaşına karşı eylemlerde oldukça sempati toplayan grup mayıs 1967’de amsterdam polis şeflerinin görevden alınması ile birlikte hedefimize ulaştık deyip dağılıyorlar. ekibin bir kısmı kabouter hareket içerisinde devam ederken bir kısmı – VIP Provolar – belediye meclisinde sandalye elde etmelerinin ardından yeşiller hareketine benzer politik bir partiye dönüşüyorlar.

günümüzde – hollanda’da dahil – bir çok insan provolar hakkında herhangi bir bilgi sahibi değil, bir çok hollandalı genç kendilerini kafası güzel hippilerdi abi işte diye biliyor. bence olay yine bütün karşı-kültürlerin içine düştüğü çıkmazla ilgili. fakat yine sosyal ortamlarda işinize yarayacak bir bilgi ile sonlandıralım; hollanda’nın özellikle marijuana konusunda bu kadar özgürlükçü bir ülke olması bir nevi bu abilerin çabaları tarafından sağlanıyor. şiddet kullanmadan yaratıcılıkla bazı şeylerin değişebileceğini göstermek adına da faydalı işler yapıyorlar.

okumaya devam etmek isteyenler için;