Menü Kapat

post-truth

post-truth geçtiğimiz sene oxford sözlüğü tarafından yılın kelimesi seçilmişti. bu yıl da popülerliğini kaptırmayacak gözüküyor. türkçe’de gerçek ötesi / gerçek sonrası diye çevrilmesinde biz sakınca görmüyoruz. post-truth nedir peki diye soranlara kısaca kamuoyunun görüşünü şekillendirmede objektif gerçeklerden ziyade duygu ve kanaatlerin etkinli olduğu durumlar diyoruz. yani bariz yalanlar üzerine kurulu siyaset diyoruz. aa türkiye işte dediğinizi de biliyoruz. en güzel örneklerinden biri mesela sokak röportajlarında “resmi gazetede yayınlandı” denildiğinde “yok öyle bir şey inanma” diyecek hale gelmiş akp seçmenleri. en çok gündeme geldiği zamanlar ise muhtemelen trump tartışmasının etkisiyle miting/gösterilerdeki katılımcı sayısı.

havuz medyası dışındaki iletişim kaynaklarına açıksanız duymuş olabileceğiniz gibi popüler tartışma konusu dün yapılan adalet mitingi üzerinde dönen katılımcı sayısı tartışmaları. i. melih gökçek’in miting öncesi alan dolarsa 87.500 kişi olur  diye hesap yaptığı, dilipak soyadlı enteresan 603bin takipçisi olduğunu gördüğüm enteresan şahısın 55.000×4=110.000 matematiğiyle olayı geliştirdiği, ardından istanbul valiliğinin 175.000 olarak açıkladığı rakamlar geldi iktidar cephesinden. muhalefet tarafı da 2 milyon ile 3 milyon arasında gidip gelenler olmak ile birlikte 1.6 milyon civarında resmi açıklama yaptılar kendi tercihleriyle. güvenilir görünen kaynak “harita ve kadastro mühendisleri odası” en az 1.5 milyon dedi. öte yandan aynı alanda yapılan mitinglerde yandaş basının ve iktidarın 2.5-3 milyon gibi rakamlar kullandığı da belgeleriyle ortada. objektif yorumlara ve mantıklı bulduğum hesaplamalara bakıldığında ise 750.000 civarında bir katılım vardı.

bu kadar gereksiz detaydan sonra varmak istediğimiz nokta neden bu rakamları tartışıyoruz. neden bu rakamlar bu kadar önemli hala geliyor. neden bu kadar fazla yalan var. soru işaretlerini kendinize saklayın. bu yalanların yeni bir durum olduğuna inanmıyorum. geçmişte iletişim kanalları sınırlıyken gazete/radyo/tv aracılığıyla bir şekilde kontrol edilen yalanların toplumsal düzlemde doğrulanması oldukça zordu. günümüzde ise sosyal medya ve getirileri ile yalanları gizlemek artık o kadar kolay değil. fakat iktidarlar alışkanlıklarını sürdürüyor ve yalanlar ne kadar tekrarlanırsa gerçek olur düsturundan hareketle bildiğiniz troller aracılığıyla en azından sorgulamayan zihinleri ikna etmeye çalışıyorlar. peşlerinden gelen kitle ile başarısız olduklarını söyleyemeyiz. dikkati dağıtmanın en kolay yolu bu, herkes adalet mitinginin anlam ve öneminden ziyade sayılara odaklanmaya devam ediyor. kimse adalet’i ve yapılan yanlışları konuşmuyor.

bunlar muhtemelen sizin de farkında olduğunuz şeyler ve odaklanılması gereken nokta bu durum ile nasıl başa çıkılacağı. teyit.org gibi oluşumlar bunu biraz aşmaya çalışıyor fakat yeterli olduğunu düşünmüyorum. özellikle paralı trol ordularıyla başa çıkma imkanları yok. kendileriyle aynı yapıda bu işe mesai ayırmayan insanlar olmadığı sürece benzer durum önümüzdeki dönemde de devam edecek gibi gözüküyor. özellikle twitter’ın bu oluşumları engelleme çabalarının ne kadar başarısız olduğu ortada. yaratıcı çözümlere ihtiyaç var. belki bu yazının yorumlarında bir şeyler üretebiliriz. siz ne dersiniz?

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım