etilen okuyanlar yine kazandı

sonucunu merakla beklediğimiz, gözümüze uyku girmeyen günlerden sonra aman aman dergimiz yükseksesin (xlerle nasıl yazıldığını düşünmek istemiyorum) imo-pank-gotik fotoğraf yarışması sonuçlanmış. 193 kişi başvurmuş 1040 fotoğraf gönderilmiş. etilen hamleyiki de yazdığımız “etilen’den zekice bir tespit” başlıklı yazımızda belirttiğimiz giyim tarzlarını harfiyen uygulayan 3 gencimiz bi şeyler kazanmış.

inanmıyorsun, haklısın.

ken loach

Riff-Raff (ayaktakımı), ingilterede geçici inşaat işçilerinin etrafında dönen bir hikaye.

It’s a Free World, yabancı işçilerin, kaçak işçilerin ülkede çalışma koşulları ve bunları yerleştirmek üzerine bir sektör oluşmasını anlatıyor.

The Wind That Shakes The Barley, İrlanda özgürlük savaşında önce İngilizlere karşı savaşıp sonra uzlaşmacılarla isyancılar arasında, daha yeni birlikte savaşmış adamların birbirlerine karşı dönmeleri anlatılıyor. (ateş ettikleri kişilerin isimlerini birebir bilerek çarpışıyorlar)

Filmlerin açıklamaları belgesel tadındaymış gibi oldu. Fakat bunları çok özel hikayelerin içinde veriyor. Direk kişisel olanın politik olan içindeki halini anlatıyor. Çok canlı hikayeler, illa ki izledikten sonra bir süre insanı sarsıyor. Aynı zamanda da ele aldığı konu hakkında bayağı bir fikir sahibi yapıyor.

majid majidi

İran sinema da çok yol katettiğini biliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Bu adam bir usta. “Cennetin Çocukları”, “Cennetin Rengi”, “Baran” müthiş filmler. Rahatsız edici bir güzellik, acı bir haz var filmlerinde. Çok içeriden anlayacağınız. Ece Ayhan der ya ‘kentten içeri’ diye, öyle. İran’ dan içeri…

majid majidi

magnum fotoğrafçıları

Çok önem verdiğim güzel insanlar. Henri Cartier- Brensson, Robert Capa özellikle sevdiklerimden. Savaştan ve savaşın açtığı çığırtkanlıktan çokça etkilenmişlerdir. Robert Capa Vietnam’ ı görüntülerken mayına basarak ölmüştür örneğin. Yine onun fotoğraf anlayışını anlatan sözle bitireyim:

Fotoğraf yeterince iyi değilse yeterince yakın değilsin demektir.

insanın ruhunu kanırtan hikayeler anlattım ki aptal hollywood filmlerinden tiksinebilin. onların kötü olduklarını iddia etmeyeceğim, ne de olsa çok para kazandırdılar. çoğunluğu salaklardan oluşan insan ırkı daha fazlasını hak etmiyor.

guillermo arriaga

zeitgeist: the movie . 2007

Hristiyanlıktan giren, 11 eylülden çıkan, nasıl bir dünyada yaşadığımıza dair (-ki buradaki insanların az-çok bildiği şeyler olduğunu tahmin ediyorum) çarpıcı bilgiler içeren bir belgesel. komplo teorileri derlemesi tadında ama gerçek olduklarını hepimiz biliyoruz. savaşların sebepleri, para babaları, söylenen yalanlar ve daha fazlası için hem de türkçe alt yazılı hem de bedava;

zeitgeist the movie

(aranızda sabahtan akşama kadar dest-i izdivaç izleyenlerin olduğunu biliyorum. biraz zaman ayırın izleyin şunu akıllı olun.)