survivor ne diye soranlara..

bu ömür boyu sahip olduğum altı yüz kırk birinci balık. tanrı’nın yarattığı başka bir canlıya bakmayı ve sevmeyi öğrenmem için ailem yıllar önce ilk balığımı almıştı. sahip olduğum altı yüz kırk balıktan sonra öğrendiğim tek şey, insanın sevdiği her şeyin bir gün öleceği oldu. o özel kişiyle karşılaştığın ilk anda, onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin.

chuck palahniuk

…uzanan bir el gibi…

…tuhaf bi bağ vardır aranızda. bir çeşit ”ruh eşine” sahibi olmak gibi. güvenirsiniz ve bir o kadar güven verirsiniz (öyle umuyorum).incitemediğiniz ve incinemeyeceğiniz kişidir.nasil bir şeydir ki bu, ayni anda ayni kelimeler ciksin agizlarindan. bir lutuf ? aynı şeyleri görüp ”gördün di mi ” deyince sadece gülümseyerek ”herhalde gördüm oğlum” anlamını verir… …en zayıf anlarınızda

okumaya devam

özgür olmak için yakalanman gerek!

apartmanda aydınlığının üstünü kapattılar. 100 tane güvercin yuva yapıyor diye. 3 tanesi içerde kaldı. Çatıya çıkıp telleri kanırttım. Sonra işe çıkıp unuttum. Sabah 5 tane girmiş. Yönetici öyle olmaz dedi. Kapattık deliği. Tuzak kurdu oraya. Tek tek yakalayıp dışarı salacak. Bakıyorum “hadi yakalanın” diye bekliyorum. Yakalanınca özgür olcaklar. Tabii bu arada yemekleri var, suları var,

okumaya devam

Sınıf öfkesi

Bunu kaybetmeyin. Oyuna gelmeyin. Hangi fabrikanın sahibi dışında herhangi biri (müdür dahil) çocuklarına ev alabiliyor? Mooortgage’€™e kanmayın. Ezber bozun. Benim düsturum budur. Ezber bozun. Asgari ücretle (eğer onu da tam alabilirseniz) bi geleceğinizi planlamaya kalkın. Kabuslar göreceksiniz. Pislik normalleşmiş, normalleştirilmiş. Buna dikkat edin. Çalıştığım yerlerde duyduğum şey bu: “maaşları zamanında veriyor” ulan verdiği zaten çekirdek

okumaya devam

Türkiye Türklerindir!!!

Yakın zamanda her düşünceyi bünyesinde birleştirmek isteyen Radikal’de eski ülkücü Namık Kemal Zeybek’le eski devrimci Murat Belge sütunlarından atıştılar. NKZ diyor ki: “Almanya’da, Bavyera’dan bir köylü ile Prusya’dan bir köylü aralarında anlaşamazlar. Anlaşmak için “Yüksek Almanca” bilmelidirler. Bunu ilk defa ortaokul Almanca öğretmenimden duymuştum. Sonradan bu işleri iyi bilenlere ve Almanlara da sordum. Evet aynen

okumaya devam