Konuşmamız Lazım

Değilimiz alınmış, Tepe taklak dün, bugün.Üstümüzde sayılardan bir Gök.Han damları, Konuşan duvarlarda isimler.Yüzü, sağ yanağındaki beni öptüğüm günlerin donukluğunda, uykulu.Saman sarısı bir sonbahar sabahı.Bakir karanlığı bozan bir kale önümde duruyordu..Dedim ki ona-Tuttuğun hiçbir şey düşmez, sarıl.Dedi ki bana-Noktalar birleşince bir doğru ediyordu, yaptığın hatalardan korkma…Sesler gidilmeyecek kadaruzaklardan geliyordu,görülmeyecek kadarUzaklardan.Melek meşeleri ürkütmüş ormanı,dalları, budakları.Yorulmasak, yol enine

Görünmezlik Peşinde

Bir süredir birçok insanın fotoğraf veya hareketli görüntü temsillerinden fiilen kaçınmaya başlaması, kamera merceklerinden uzak durmaları dikkatimi çekiyor. İster güvenlikli sitelerdeki veya elit tekno kulüplerindeki kamerasız alanlar olsun, ister röportaj taleplerini geri çevirenler, ya da kameraları parçalayan Yunan anarşistler veya LCD televizyonları kıran yağmacılar, insanlar mütemadiyen izlenmeye, kaydedilmeye, teşhis edilmeye, fotoğraflanmaya, taranmaya ve görüntülenmeye etkin

Metanın fetişleştirilmiş gösterisine karşı fanzinler: Dog Juice #2

Yarattığı şok etkisi gereği, alımladığı form, sanatın kendisinden önce gelir. – Walter Benjamin Baudrillard, tüm dünyayı insanlığın henüz hiçbir düşünce biçimi tarafından bozulmamış olduğu başlangıç noktasına geri dönmeye ve dünyayı yeni baştan kurmaya davet ediyor (Adanır, 2010: 34). Bu geri dönüş, “attualita” — “güncellik” düşüncesini, zamandan geri kopartma ile mümkün olabilir. “Zamana Aykırı Bakışlar” adlı

mesele şu ki…

Bize ağır gelenbiliyor olmakbu dünyanın düzeninden sonrabir başkasının olduğunu. Ne düzeni? Bundan haberimiz yok. Bu alandaki olası varsayımların sayısı ve basamağı tam olarak sonsuz! Sonsuz nedir peki? İşin doğrusu bundan da haberimiz yok! Bilincimizinölçüsüz,durak bilmez ve ölçüsüzolasılığaaçılımını belirtmek içinkullandığımız bir sözcük bu. Bilinç tam olarak nedir peki? İşin doğrusu bunu bilmiyoruz. Boşluk. Bilmediğimiz bir şey

shirley shirley shirley

shirley shirley shirley nico georis’in eseri. ama enteresan bir eser zira kendisi bitki müziği yapıyor. arkadaş iki yıldır midi teknolojisi kullanarak çeşitli bitkilere analog synthesizer bağlamış ve biodata’larının kendine has müziğini oluşturmuş. gerçekten enteresan ve nefes kesici bir çalışma olmuş. bitkilerinizin şarkısını dinleyebilmek. bir dakika durun ve hayal edin şimdi. gülümsediğinizi biliyoruz. şimdi öncelikle bu

fanzinler ihtiyaçtır!

Birçok zine’ler sıkıcıdır. Bunu söylemek zordur ama birçoğu gerçek birer çöptür. Herkesin bildiği mevzuyu Theodore Sturgeon açıklar: “Herşeyin %90’ı saçmalıktır” Birçok insan Sturgeon’un söylediği bu cümleyi genelde yanlış anlar. O, esas anlamda %10’dan bahsetmektedir. Ona göre bu %10 için ölmeye bile değer. Ben ölüyorum işte! ve zine’ler (telafuzu “zinler,” “fanzinden gelmektedir) kesmek-biçmek-yapıştırmak, kendi kendine basılan