köprüaltı kemancı belgeseli

görsel noizine fest‘e ait kemancı’nın son denemesinde bir dizi konserler ile ayakta kalmaya çalışmıştı, kalamadı. aradan 11 yıl geçmiş olduğu gerçeğini bu yazıyı yazarken idrak etmem de kendi adıma hoş olmadı. zaman fazlasıyla hızlı geçiyor. biz de farkına bile varamadığımız hızlarda tüketmeye devam ediyoruz. tükettiğimiz şeylerin anlam ve önemine ise yıllar sonra farkediyoruz. bu pek

Sitüasyonizm Toplumu

“Eğer oluşturulan Sitüasyonist bir teori, esinlenmenin olası bir kaynağı olarak hiçbir zaman var olmamışsa, meta tüketimi sistemi tamamen kendi sitüasyonizmini içerir.” Daniel Denevert, Yoksulluğun Teorisi, Teorinin Yoksulluğu 1 Proletaryanın sınıf toplumuna karşı ikinci saldırısı ikinci evresine girdi. 2 Yaygın olarak 1950lerde başlayan ve 60ların sonunda açık mücadelelerle son noktaya ulaşan birinci evre, kendi gelişmiş kuramsal

vousgarçonderue!

ne doğa anadan yüz vardı o sıralar ne de sevgiliden hayattan kalanlar bunlar işte; bir devlet baba, bir de polis amca baba tekmelerken amca joplarken Kamburumuzda özgür okyanusları andıran mavimsi-mor ekimozlar, demekki yaralar bile hala direniyorlar ve kulağına fısıldandı o an sana, “hayırsız evlat” diye seslendiler böylelikle kabul ediyorsun olduğun varlığı bundan böyle bir “hayırsız

Doğmamış Olan Bir Adamın Hikâyesi

O bunu bilmedi. Kendini bir insan sanarak yaşamaya başladı. Yeryüzüne ilk indiği gün adını sordular. Oldukça hazırlıksızdı. Şaşırdı. Bunun “ne demek” olduğunu işitmemişti. Herkesin bir adı olduğunu söylediler. Bir adam “Hans” diye seslendiğini duydu.“Hans” dedi.“Almansınız!” dediler.“Evet” dedi.“Öyle değil misiniz siz?” diye sordular.“Evet” dedi.“İsveçlisiniz.” Birçok adı olması hoşuna gidiyordu. Hepsini kullandı. “Sizi bir yerden tanıyacağım?” diye

Düşler dünyasının kalıntıları

Walter Benjamin, kendi zevki için yazmakta olduğu “Pasajlar” için Ulusal Kütüphane’de saatler geçirmesine rağmen entelektüel üretimini Berlin ve Paris’teki müdavimi olduğu kafelerde gerçekleştirdiğini söylüyor. Burjuva sınıfının yıkıntılarından ilk söz etmiş olan, Balzac’tır. Ancak, Benjamin’e göre, ilk kez gerçeküstücülük, bunları serbestçe gözler önüne serer. Üretimin yön değiştirmesi ve güçlenmesi, bir önceki yüzyılın düşlerinin simgeleyen anıtlarını daha

Osurmaktan Korkan Kızlar ya da Kuşlar Sonatı

Gergin bir akşamın sonunda, sevgilisiyle yaptığı hararetli ya da küçük bir tartışmanın sonrasında ya da tat duyusuna bir gece bile olsa fazlaca teslimiyetin ardından, genç kızların yegâne korkusu olabilecek bir durumdan bahsedeceğim şimdi size. İşten gelmiştir, paltosunu çıkarır, yemeğini hazırlamaya koyulur. Ya da daha derslikte mini mini eteğiyle bir genç kızdır. Okul kıyafetlerini çıkartır. Tuvaletini