Opus Dei
(Tanrının İşi)

Güz yakalı bir hanımın tesellisi daha içtendir, sematik kitapların cennetlerinden. Gark olmuş beşer kümesi cennet-cehennem davasına, tüm teologlar bilir ki gece vardiyasında çalışır “Deorum” dediğimiz, geceye mahsustur dualar bu yüzden “Nocturne”dür. Bu fiktif düşünceler oldum olası kahvemi zehir eder bana, riayet edemem şu kalkınmamış perva dolu düşüncelere, çünkü cehennem için vazgeçilmiştir tüm zevklerden memnuya gıpta etseler de, uzanmamıştır Adem’in  eli tekrar elmaya.  Bana göre ne R. Wagner, ne J. Brahms, nede W.Mozart en büyük kompozitör yalvaçlardır, peşinden milyarları bir çeşit paradoksa sokmuş, şükür dolu bir gökyüzü peşinde bırakmıştır. Ne büyük harpler yaşattı hepimize, “Deus” istiyor cihat salık edilir, “Yeşua” buyruk eder ki haçlı savaşı farz olmuştur.

Tantum religio potuit suadere malorum -Lucretius”  kulaklarınızı tıkayın ey ahali! Sizi taassuplar! Engizisyon mahkemeleri beyinlerinde çıkmalı cadı avına, tüm Müslümanları Cihad-ı Ekber’e davet ederim, İbranilerin ziyanı yok “Piyano Parçaları opus 76” (Klavierstücke op.76) dinleyiversin onlar. Bırakın sekülerleşsin fezanın mavi misketi, ne çektiyse bundan önceki yıllarda bu cihan bu spiritüalizmden çekti, sürgünler, harpler, fesatlıklar kocaman bir hırstan çıkan mitoslar, ziyadesiyle doydum şahsımca. Bu dünyadan alacağım yok diyen ne büyük hin oğlu hindir, huri peşinde, şarap peşindedir, bir nevi mürtekiptir onlar. Kıskıvrak yakalar günahlar vicdanı, El-Kaidenin tüm militanları artık farkında cennete gidemediklerinin, en sevdiğim dualar o bıyık altından gülerek yapılanlardır o yüzden, kimse bir yere gitmiyor efendiler, herkes otursun soluklansın. İnsan çobanını bile koyundan seçiyor, en büyük propagandadır bu yüzden miting alanlarında sematik serzenişler. George Bush’u hala hatırlarım “God bless the USA”, inançsız reis seçilmez efendiler bu şirret ellerin iptidai kafaların etki-tepkisidir. Bu yüzdendir refah denizin altında yirmi bin fersahta, yalnızca Hindistan’da kırk dört bin tanrı var, biriyle denk gelmek nasip olmamış reenkarnasyonda.

Tam motive sağlayan bu olgu, body salonlarında streoid ilacı mütekabiliyeti olarak görebilirsiniz, bir doz alanın dünyasında bir takım ruhani yükselişler yaşayıp etrafına, omuzunun üstünden güldüğünü görebilirsiniz “Nirvana” işte budur. Ordinasyon sonrası gidip çocukları taciz etmeli tüm papazlar bu yüzden, çitlembik tadında Filistin yerlilerini memleketsiz bırakmalı dini görev, taşlanıp elleri kesilmeli ceza olarak çok gelişmemiş mensuplar. Planck sabit değil hiçbir şey görüyorsun ya, insan dinamik kurtuluş yolu arıyor, neyden kurtulmaları gerektiklerini bilmeden. C. Sagan’ın anektodunu es geçmek istemem bu yazımda. Bu nesirin aslında değinmek istediği yeri biraz daha iyi belirtmeme muavenet etmesi için küçük bir anekdot geçmek isterim.

Kötü bir kanunu tarafsız uygulayamazsınız diyorum. Sadece yok edebilirsiniz. Sadece ceza verebilirsiniz. Ve sizi uyarıyorum kötü bir kanun kolera gibidir; dokunduğu herkesi, karşı çıkanlar kadar savunanları da mahveder. Anlamıyor musunuz, eğer evrim gibi bir kanunu alır ve resmi okullarda öğretilmesini suç sayarsanız yarın özel okullarda öğretilmesini de suç sayabilirsiniz. Ve yarın onun okunmasını da suç sayabilirsiniz. Ve yakında kitapları ve gazeteleri de yasaklayabilirsiniz. Daha sonra da katoliği protestanla, protestanı protestanla karşı karşıya getirirsiniz. Ve kendi dininizi insanın kafasına zorla sokmaya çalışırsınız. Eğer birini yapabilirseniz, ötekini de yapabilirsiniz! Çünkü fanatizm ve cahillik daima açtır ve beslenmeye ihtiyaçları vardır. Ve çok yakında, sayın yargıç elimizde flamalar ve çalan davullarla geriye doğru yürüyor olacağız! GERİYE! Bağnazların, insan aklına zeka ve aydınlanma getirmeye cürret eden adamı yaktıkları 16. yüzyılın o şanlı çağlarına doğru.

-Inherit the Wild ‘1960

Addio.