“o değil de” yıllardır aklımızda olan ama sonunda birilerinin vakit ayırıp hazırladığı -biz bunları konuşurken aslında ne oluyor?- platformu. başlangıç için başarılı gözüküyorlar. umarız güncel tutmayı da başarırlar. o değil de’lerin en ünlüsü “fado, futbol ve fiesta” bilinen ama “fado, futbol ve fatima” olan hikayeyi de ibrahim altınsayın ağzından aşağıda dinleyebilirsiniz. gözlerinizi açık tutun.

o değil de

3F’nin 100 yıllık tarihi 

Pekiyi, Portekiz ve Salazar’dan söz edilince hemen akla gelen ‘3F’ye ne olmuş?

Hemen belirteyim, bizde bu 3F ‘fado, futbol ve fiesta’ biliniyor ya, aslı öyle değil. ‘Fado, Futbol ve Fatima’ aslı.

Hikâyeyi bilirsiniz. Salazar iktidarı ele geçirince bütün sendikaları ve sivil örgütleri kapatıyor, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü halkın elinden alıyor. “Emekçiler ne yapacak şimdi” sorusuna verdiği cevap ise “Onlar da 3F ile idare etsinler” gibisinden bir şey. Başka bir versiyonu da, “Ben Portekiz’i 3F ile 36 yıl yönettim”.

‘Fado’nun sözcük anlamı ‘kader’… Hüzünlü, yanık bir müzik. Belli ki Müslüman Mağriplilere dayanan kökleri var. Bugün de en iyi Fado’nun Lizbon’da Mağriplilerin kurduğu Alfama semtinde dinlenmesi rastlantı olmasa gerek… Elbette Fado müziği zamanla değişmiş. Günümüze uygun versiyonlarını söyleyen sanatçılar var. Portekiz müziği de Brezilya ezgileriyle ve çağdaş müzik akımlarıyla çeşitlenmiş. Kısacası, Portekizliler artık sadece Fado dinlemiyor.

‘3F’deki, eğlence ve şenlik anlamındaki Fiesta hiç aklıma yatmamıştı öteden beri… Portekiz’de pek ‘her bahanede fiesta’ geleneği olduğu söylenemezdi. Dünya nimetlerinden el etek çekmeyi ve sürekli ibadet etmeyi ön gören bir devletin, insanların içlerinden geldiği gibi gülüp dans ettiği bu tür şenlikleri toplumu uyutmak için kullanması düşünülemezdi…

Fatima ise Salazar’ın 3F’sine cuk oturuyor. Katoliklerin hac yeri olan bir kasaba Fatima. 1917’de burada üç çocuğun Meryem Ana’yı gördüklerini söylemesi ve bunun kilise tarafından bir şekilde onaylanması üzerine önemi ve çekiciliği daha bir artıyor. (Mucizeye göre Meryem Ana çocuklardan birine üç sır vermiş. Üçüncü Sır, Ağca’nın Papa’yı vuracağıymış.)

Herkesin inancı kendini ilgilendirir ama devlet dini temeline alınca artık o başka bir şey oluyor… Elbette Katolikler bugün de Fatima’ya akıyor. Orada bir hac sektörü gelişmiş. Ancak bugün Portekiz Anayasası sadece inanç, düşünce ve ifade özgürlüğüne dayanıyor.

Ya Futbol… Evet Portekiz’de de hayatın sıkı bir parçası olan futbol Salazar zamanında, özellikle Benfica’nın Avrupa’da başarılı olduğu 1960’larda devletin propaganda ve kitleleri oyalama aracı olarak kullanılmış. İşin garibi o dönemin efsane ismi, halkın insan yerine konulmadığı sömürgelerden, Mozambik’ten gelen Eusebio.

Ne var ki 1910’da da 1974’te de devrimi kutlayanların boynunda futbol takımlarının atkıları olduğu da bir gerçek. Şimdi Salazar rejimi yok ama futbol başka biçimlerde, başka sorunlarla varlığını sürdürüyor… Eusebio yine saygıyla anılıyor. Portekiz futbol tarihini anlatan kitaplar onun resmiyle açılıyor.