Narkotik, Psikotik, Şarlatan, Hipnotik ve Judaeo-Epileptoid

Jill Masterton, akşamları hors d’oeuvre külliyatı ile şişirmeyin kendinizi, à la Turque olmayın diye sürekli uyarırdı bizi. Bizse, onun silahlarının kostümü dışına çıkmasını veya rastlantısal olarak odasında bizi bayıltmasını beklerdik. Resesif itfaiyeciler gibi… Zevk ve zulüm dolu yıllardı! A paradox! Rather no time to act upset or play the pathetic martyr or victim; we charge the enemy lines…

Nora 40 yaşında bir psikanalist. Sevgilisi, Nobel ödülüne pek layık değil üstelik tartışmalı Fransız bir romancı. Nora, Freud ve Lacan’la yakından ilgileniyor. Sevgilisi bunun nedenini anlamak istiyor. Kısa süre önce, hem de her şeye rağmen, Paris birdenbire yeni ve gizli bir dünyanın merkezi oldu.
Ph. S.
Merkez, Philippe Sollers
Alfa Edebiyat

Nora bir psikanalisttir… Freud ve Lacan ile yakından ilgilenmesi çok şaşırtıcı… Nedenini anlamak istiyorum… Phallocentric Semitist! Phycologist Spider! Phraseologist Scribbler! Phlegm Sucker! Photojournalist Sputterer! Phototropic Spermatozoid!.. Bazı sağlıklı Franklar tarafından hakkıyla aşağılanan born-again Christian & initiation-psychosis-driven Tel Quel hizbinin narkofil ihtiyarına tüyolar… Spermatozoid örneğinden yola çıkarsak… Işıldayan rahmiyle Kappa 29 yaşında bir piyanist… Veya! Nur saçan ovaryumlarıyla Florence 35 yaşında bir aktris… Alternatif tarih, aşk, monografi, pornografi, narkomani, paradoxical formula god-on-the-cross, Judaizm, onun haşarı torunu İslam ve tabii ki Paris! Kokain vasıtasıyla mütemadi bir priapism halinde dolaşan Sollers’in ezberlenen uzayı… Les Femmes’in damızlık ve mizojinist peygamber propagandacısı, Studio’nun Kuran’dan alıntı yapmaya varan saldırgan soytarısı, Passion Fixe’in (alkol, joint ve çizgi olmaksızın!) Şeytan ile briç oynayan Sinoloji sempatizanı ve yakın zamanın izdivaç cüzdanı matbaası sahibi… Sollers bir kez daha Türkçe’de! Last disgorgements of the oldster… Bunları Türkçe’ye çevirmek için Galatasaray Üniversitesi’nden (Pronunciation: Gağassaray! Hence: Fatih Altaylı) doktoralı hanımefendilerin yorulup mesai göstermiş olması hazin. Daha da hazini, bunların Türk biyosferinde müşteri buluyor olması. Freud, Lacan, kokain, aşk ve (yine) Judaizm güzellemesi… Rezalet! Psikanalizin less-than-scientific bir disiplin, bir pseudo-science; Freud ve Lacan’ın da birer şarlatan olduklarına dair literatür bu kadar genişken…

Karbon bazlı bedenleri kısacık (beware, celestial-wise) bir ömürle lanetlenmiş, ortalama zekâsıyla maksimum arasında uçurum olan (ki zekâ insan ırkının yaşadığı gezegendeki diğer türlere göre en iddialı olduğu alan!), onlarca asırlık kusmuk mitosların kılavuzluğunda milyarlarcası ölümden sonra hayat için yaşayan ve sırf bu sebeple asırlardır muktedir oligarklara tokatlanan, henüz havacılığı icra süresi iki yüz yıl, bilgisayar bilimini icra süresi yüz yıl olmamış, yüksek bir süratle kendini imha eden ve tüm medeniyetiyle uyku halinde boğazına kadar boka batmış insan ırkının bilincinden ne hayır gördük? Your many turned to none, to nothing!..

Dolayısıyla bilinç dışının şemalarla, bağıntılarla, fixation, id, superego, pleasure principle, Oedipus complex, mother-fixation, parapraxis gibi çürük kavramlarla analiz edildiğinin ileri sürülmesi şarlatanlıktan öteye gidemiyor… Doğal bilimlerin bazı nosyonlarını sahip olunması gereken katî titizlikten (en azından fenomenler arası sağlıklı bir analoji) çok uzak şekilde beşerî bilimlerde zırvalayan Lacan ve şürekasına dair birkaç kitabın adını yazımın sonuna ilave etmekle birlikte psikoaktif moleküllerin vücuda alımına dair Monsieur Sollers’e kaba bir uyarıyla bitireyim. Bu tarz onlarca maddenin satışı ve tüketimi çocukların bile bileceği üzere kanun dışıdır. Sebepleri de çok basittir. Neurochemical dysregulation, addiction, dependency, psychiatric dysfunctions caused by craving for/repeated intake of “that” substance et cetera. Para ve şöhret içerisinde yüzen rockstar efendiler dahi bu belalar sebebiyle burnt-out olup intihar ediyorlar… Kokain, Sollers’in devamlı propagandasını yaptığı gibi matah bir şey olsaydı oral route formda eczanelerde reçetesiz satılır, biz de terapötik dozlarda her sabah alır keyfimize bakardık. Hatta minik serçenin de burnu düşmezdi ve tek bir yılda yüzlerce beste yapmak zorunda kalmazdı. Dolayısıyla, kafası daima bir milyon olan stream of consciousness stilinin istikrarlı istismarcısı Monsieur Sollers’e, tütün ve kahveyle idare etmesi, eğer illa kendinden geçmek istiyorsa bazen birkaç şişe bira çakması, ancak satışı ve tüketimi Palais de l’Élysée tarafından yasaklanmış (veya çok katı kurallara tabi) moleküllere özenmemesi ve övgüsünü yapmaması, zira kendi kafası bomba gibiyken yazdıklarının fragments of horseshit olduğunu bilmesi gerektiğini hatırlatıyorum. Gezegenin hangi bölgesinden olursa olsun, çölün ortasından türeyen epileptoid şarlatanlar ve uzantılarına azami dikkat!..

– “The Lacanian Delusion” François Roustang
Oxford University Press, 1990. www.oup.com
– Original… “Lacan, de l’équivoque à l’impasse”
Éditions de Minuit, 1986. www.leseditionsdeminuit.fr
– “Beyond The Hoax” Alan Sokal
Oxford University Press, 2008. www.oup.com
– “Impostures intellectuelles” Alan Sokal & Jean Bricmont
Éditions Odile Jacob, 1997. www.odilejacob.fr
– “From Prague To Paris: Structuralist and Post-structuralist Itineraries”
José Guilherme Merquior
Verso, 1986. www.versobooks.com
– “Against Deconstruction” John M. Ellis
Princeton University Press, 1989. press.princeton.edu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir