beni tanıdığını sanıyorsun, çünkü aynı yatağı paylaşıyoruz, nerede çalıştığımı, nerelere takıldığımı biliyorsun. beni tanıdığını sanıyorsun, çünkü aletimi emdin, yatağı düzeltip, evi temizledin. oysa ki onluk sistemde not vermek gerektiğinde ben klasman dışıyım. beni tanıdığını sanıyorsun çünkü seni becerdim, iş çıkışında bekledim, oyumu seninle aynı partiye verdim.

beni tanıdığını sanıyorsun, şiirlerimi okudun, benimle ağladın, güldün, seviştin, geldin diye, beni güldürme! bütün bunlar sahte. ümitsizce dikkat çekmeye çalışan, ümitsizce cevap arayan, masalsı ilişkiler, mum ışığında yemek yılın 365 günü. hayatı koyverdiğinde, ne romantik komediler, ne de ucuz sitcomlar yanına yaklaşabilir.

harika kadın istemiyorum, ilişki istemiyorum, aşamalı programlar istemiyorum, son dokuzu hiç göremediğim. zeka oyunlarını beceremiyorum, bağlanmak istemiyorum, aradığım ne sonsuz doyum, ne de mükemmel uyum, yüceltilmek istemiyorum. alternatif yaşamlar, manken, homoseksüel, biseksüel ya da lezbiyen değil aradığım. mükemmel işleyen kuralların, nerde ne yapmam gerektiğini söyleyen kadınların canı cehenneme.

roma’ya gitmek annenle, kız kardeşinle tanışmak istemiyorum. istemiyorum kalbini titretmek ya da bir ford mustang. big bang’ı öğrenmeyi, çocuklarla takılmayı istemiyorum. eşitlik istemiyorum, merhametine de muhtaç değilim. matematik denklemleri, istasyonda mahrem buluşmalar, pazar ayinleri benim için değil. düğmelerini çözmek, götünü sikmek, ayaklarını yalamak, dans pistinde sevişmek, benim özel orospum olman hiçbirini istemem.

tek istediğim kendim olmak, senin de kendin. bir gün daha yaşayacaksak beraber, tek yolu günü yaşamak anlamsız kafiyeler uydurmadan. tek isteğim burada, bu yatakta, yanında olmak, maskelerini düşürmüş iki yüz hiç soru sormadan.

a.d. winans