Menü Kapat

mustafa balbay tutuklandı

balbay’ı tutuklamışlar, telefonunu dinlemişler. ART’de ankara rüzgarı denilen programda çölaşanla bunları konuşuyorlar. konuşulanların hepsi aklımda değil. ama genel olarak birkaç tavır aklıma takıldı.

birincisi; balbay darbe girişimi şüphesiyle sorgulanıyor. emekli generallerle, bitakım yazar çizer üniversite hocası takımıyla yaptığı konuşmaları darbecilikle suçlamışlar. böyle bir sorgulamadan bekleneceği gibi savcının soruları oldukça abukmuş. fakat esas abuk olan çölaşan’la balbay’ın süper birşey bulmuş gibi sürekli “sanki biz emekli generallerle üniverste hocalarıyla darbe yapacakmışız, hahhay, üniverste hocası, gazete yazarı darbe mi yaparmış ki!!!” diye sözde savcının tutarsızlığını, soruşturmanın anlamsızlığını ortaya döküp dalga geçiyorlardı. darbeyi general tek başına mı yapıyor? gazetede her gün “ordu izin vermez” “ordu olaya el koyar” bilmemne demek darbeye çağrı olmuyor mu? üniverste hocaları darbeyi destekleyen bir kitle oluşmasını sağlayamazlar mı? emekli generaller, emekli oldukları anda emekli olmamış generallere bütün ilişkilerini kesiyorlar mı? sözleri geçmiyor mu?

darbe üçbeş generalin kaprisiyle yapılmaz. ortamı hazırlamak da, orduyu darbe yapmaya teşvik etmek de bu entel kuntelin elindedir. tayyip’e “ordu hazır işte, ırağa girme kararını niye hemen almıyosunuz?” diye bağrınmak da darbeyi çağırmaktır. aba altından sopa göstermektir, babam seni döverciliktir.

ikincisi; çölaşanla telefon konuşmaları dinlenmiş. bunlar da o sırada “bu haftaki programda şu dinlenme işlerinin üzerine iyice gidelim” demişler. savcı “ne yani bi sorun mu varmış bizim dinlemelerimizde?” demiş. balbay da diyor ki: “yok savcı bey, sizinkiler yasal dinleme.. yani yasal değil de.. ee gerekli tabii..” kıvıra kıvıra düğüm oldu. savcının karşısında yerlere kadar eğiliyor ama evinden geceyarısı alındığı için, arada da giderken polise espri yaptığı için kahraman oldu. bazılarının dinlenmesi onun için sorun değil. hatta kendi dinlenmesi bile… bir yandan da demokratik, ama sadece demokratik yol arıyormuş.

Bu ikilinin en çok tekrarladığı nakarat “muhalefet yok.” Türkiye’nin en çok tanınan gazetecileri muhalefet yokluğundan şikayet ediyor. üniversitede bizim bölüm başkanı da “eğitim kötü” diyip dururdu. Bölüm başkanlarının eğitimde etkileri yok… Gazetecilerin muhalefette etkisi yok… birileri bişeyler yapmalı. ama kim? İlkokul çocukları eğitimi düzeltsinler, iktidar partisi de muhalefet yapsın! Nasıl?

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım