elinizdeki kitap, “ben yazmazsam hiç kimsenin yazmayacağı şey ne olabilir?” diye kendi kendime sorduğum sorunun yanıtı olarak şekillenmeye başladı. işte ondan sonradır ki, bir günden diğerine ıkına sıkına geçen, özgürlüğüne ölümüne düşkün, bilinçli ya da bilinçsiz boyun eğmeyen, hizaya girmeyen, toplumun kendisine biçtiği karikatür rolü kabul etmeyen portreler düştü aklıma bir bir.

şaşaaya, sınıf atlamaya, paraya pula, kariyere, şana şöhrete yüz değil, sırt çeviren, birçoğumuza anlamsız görünen ancak meşrebimize ehemmiyet verdiğimiz bazı ana yoldan çıkmış ama müziğin izinden milim şaşmamış simaların unutlup gitmesine seyirci kalmaya gönlüm elvermedi. aslında onları siz de tanıyorsunuz, benimki bir tür aracılık.

bir süredir yoğunluk ve tembellik etkisiyle haftalık kitap tanıtımlarımıza ara vermiştik. kendimizi affettirmek için özel bir güzellik ile devam edelim. murat beşer ve yoldan çıkmış simalar var karşımızda. istediğimiz kadar uğraşalım üstte murat beşer’in giriş yazısında tanımladığı kadar güzel tanımlayamayacağımız gerçeği ve bilinci mevcut. dolayısıyla fazla uzatmayalım.

ülkeden, ülke insanlarından ve gündemden olumsuz şeyleri seçme ve oransal olarak düşük olduğu gerçeğini kabul etmek ile birlikte mevcut güzellikleri de görmezden gelme ya da odaklanmama eğiliminde olduğumuz kesin. bir de kıyıda köşede kalmış olanlar var, bizim de göz önüne getirmek için ciddi çaba sarfettiğimiz. murat beşer işte bu güzelliklere odaklanmış, iyi ki böyle bir şey yapmış. aksi takdirde unutulacak bir çok isim belki birilerine ilham verecek noktaya gelmiş. üstüne bir de alternatif müzik tarihi gibi bir mertebeye erişmiş.

yani farkında değilseniz hemen kütüphanenize eklemeniz ve gülümseyerek ve apaçi ayhan, tebeya birol, melodi adnan, laterna bülent, remix ihsan, shades süleyman, eloy hakan, kemal x ve daha nice güzel insanları anarak okumanız dileğiyle.

yoldan çıkmış simalar
murat beşer
iletişim
2016, 279 sayfa