hiç­bir anlam taşımayan sözcüğe ayırılan zamanı yitirilmiş say­mıyoruz

DADA bizim yoğunluğumuzdur: sonuçsuz süngüler diker havaya, Alman bebeğin Sumatralı kafasını da; Dada pantuflasız paralelsiz bir yaşamdır; birliğe karşı, birlikten yana, ve elbette geleceğe karşı; beyinlerimizin yumuşak yastıklara dönüşeceğini biliriz bilgece, dogmatizm karşıtlığımızın bir devlet memuru kadar dışlayıcı olduğunu da, özgür değiliz ama özgürlük diye haykırırız; disiplinsiz, ahlaksız, katı bir zorunluluktur Dada, tükürürüz insanlığın üstüne.

DADA Avrupa’ya özgü güçsüzlükler çevçevesinde kalır, boktur ne de olsa, ama sanatın hayvanat bahçesini konsoloslukların bütün bayraklarıyla donatmak için değişik renklerde sıçmak istiyoruz bundan böyle.

Sirk yöneticileriyiz biz, panayır rüzgarları arasında, manastırlar arasında ıslık çalarız, orospuluklar, tiyatrolar, gerçeklikler, duygular, lokantalar arasında, hah hih hah, bumm, bumm.

Tıpkı transatlantikler, gürültüler ve düşünceler gibi, otomobilin de, soyutlamalarının ağır işleyişinde, epey üstümüze titremiş bir duygu olduğunu ilan ediyoruz. bu sırada kolaylık sergiler, merkezdeki özü ararız, ama onu saklayabilirsek de memnun oluruz; o göz kamaştırıcı kaymak tabakanın pencelerini saymak istemiyoruz, çünkü DADA hiç kimse için varolmaz, herkes bunu anlasın istiyoruz. Burası Dada’nın balkonu, emin olun. Askeri marşlar buradan işitilebilir, tıpkı bir başmelek gibi havayı yararak buradan inilebilir bir hamama işemeye ve mesel anlaşılabilir.

DADA çılgınlık değildir, ne bilgeliktir, ne de ironi, bak bana, kibar burjuva.

Sanat bir fındık oyunuydu, sonu çınlayan sözcükleri çocuklar bulup topluyor, sonra da ağlayıp dörtlüğü haykırıyorlardı, ona oyuncak bebek pabuçları giydiriyorlardı, dörtlük biraz ölmek için kraliçe oldu, kraliçe de balina, çocuklar koşuyordu soluk soluğa.

Sonra duygunun büyük elçileri geldi, tarihsel olarak hep birağızdan bağırdılar:
Psikoloji psikoloji hi hi
Bilim bilim bilim
Yaşasın memleketim
Naif değiliz biz
Peş peşe geliriz
Yok eşimiz benzerimiz
Bön değiliz
hem aklı tartışmayı biliriz adamakıllı.

Ama bizler, DADA, onlar gibi düşünmüyoruz, çünkü sanat ciddi değildir, emin olun, bilgiçlik taslayarak vantilatör demek için cinayeti gösteriyorsak, sizin hoşunuza gidelim diyedir, sevgili dinleyiciler, sizi çok seviyorum, emin olun ve size tapıyorum.

tristan tzara
1916