Öfkemden, kızıl, çocuksu öfkemden kaçamadım:
Her zaman kendimi boş yere aldattım:
Tekrar ayaktayım ve neşesi kaçmış bir köpeğim,
Göğsünde ne kadar varsa sönmüş o tutkuyum.
Her şeye rağmen, lanetlendim ve arsızım
Senin için, yaktığım tüm geceler,
Ve senin bile unutmak için uğraştığın
Tüm anılara titrek bir ıslık çalarım.
Şimdi, burada ölmek istemek niye?
Sanki o gece sarhoş olan ben değilmiş gibi…
Ne zaman, nerede ve nasıl?
Unutmayacağım;
Şehre kin kusan bulutlar kadar
Kararmış tüm söylemlerine karşın yine buradayım;
Yatsılar eskiten bi’ mum gibi,
İhtiyarlığımın pişmanlıklarını, umuyorum ki sende saklıdır …
Yakamozlar ve mehtap bile gamsız artık.

2018, Bakire Tapınağı