(Bayanlar ve baylar, dikkat lütfen.)

Dizlerimi ağrıtır şu ahlak budalaları, bırakınız çayımı yudumlayayım, bin kere lanet olsun şu cemiyetin kirli gülümsemelerine. En büyük yalandır gözümde bu aktivist grup, bir garip proselitizmdir yaptıkları. Çarmığa gerdikleri birkaç klişe takibinde, ahlak postülaları ile dolaşırlar etrafta sinsice. Romatizmam tutar onların her sloganında, her mottosunda, ciğerleri beş para etmez softaların en büyükleri aralarından çıkar oysa. Her yaz kapının önüne bir su, Bayan değil kadın, bu kelimeler bile kendilerinden yorulmuştur hâlbuki. Kılçıklarını ayıklamaz bunlar balıkların, söylediklerinin ihtivasına mukaddes olamamıştırlar, ilgi ve alaka için bir takım muavenet çağrısı, yardım talebidir. Kümes hayvanlarından farksızdır, ah sanırlar ki “gentilhomme” hepsi bu kalıplar dâhilinde.

Oysa benim kloşarlık ruhuma işlemiş, Brutus’ten daha Brutus’um, Kabil’in kanlı elleriyim, sırtımı sıvazlar Dante otuz beşindeyken. Griye çalar bu ayak takımı kümesinin sözcükleri, kültürün düşmanları, İhtilali Kebir’in yaratıcılarıdır bunlar, bir inkılap hülyasına kapılıp, nazikçe öldürürler insanı, nereden geldiğini anlamazsın “Et tu, Brutus” . En yakıcı dürüstlüğüm ve en nazik dokunuşumdur oysa benim kötülüğüm, tüm memnular en cezp edicileridir şahsımca, tüm gustolarım yasaklardan müteşekkil etmektedir. Kısık sesli engizisyon mahkemeleri sizi, köşe bucak insan parçaladıklarına hanidir şahidim, deterjan reklamlarında ki kapıyı açan süslü kadınlardan farkları dahi olmadan, kirletirler tüm ahlaksızlığın güzelliğini.

Bilirim ki bulaşıcı miyopluk vardır hepsinde, gözlerinin önünde olmalı ahlaksızlık yoksa hangi feminist Hindistan’da çalışan kadını düşünür, hangi hayvan hakları savunucusu Afrika’da fillerin dişini düşünür. Wagner’in postunu salonun ortasına ­bırakınız beyefendiler, hanımefendiler “Habet acht ! Bald entweicht die Nacht” işte o zaman biz yarasalar, gündüzün mapushanesinde kanatlarımızı çırpacağız bu kan emicilere karşı. Cemil Meriç’i severim ben oysa nasıl toktur kıskançlığı, Lamia’sını gözden ıraklara koyar kibirlidir aşkı kalemine karşı, kendine karşı ise naif. Erken yaşlarımın mastürbasyonudur şu okuduğunuz yazı, hangi kavimin peygamberi insanların içindeki irini sıkıp çıkarmıştır benim gibi.