İLK TAŞI EN HAYALPERESTİNİZ ATSIN

Birlik beraberlik, dostluk kardeşlik, yolluk yoldaşlık. vs. vs. vs. ……………………………

Onu bunu bırakın da ‘’Düz ayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler’’ *

Tarlabaşında merdiven altı bir atölyede zehir çekip kahır üfleyen soluklarda, zonguldakta yerin yetmiş kat dibinde kararmış yüzlerde, ışıl ışıl vitrinlerin ardında bir bankoya sıkışmış ayakların huzursuzluğunda, babaların tokadından gül bahçesine dönmüş yüzlerde, kocaların sevgisini taşıyan morarmış sırtlarda, ağabeylerin kanattığı incecik erkek kaşlarında, hocaların bilgiye koydukları ipotekte gizlidir mavi çivit badanalı birer kent. Kendine münhasır, kendine yeter, kendine mavi her kent.

Oysa büyüktür öfkeler. Kendisinden daha fazla, kendisinden daha mavi, kendisinden daha yıkıcı.

Elleri taş, yüreği nasırlı, vicdanı kör, allahı belalı bir devdir her iktidar. Yerin altında gizli isyanlardan korkar. Kulaklarını kapılara, gözlerini odalara dikmiş izler her daim. Bilir çünkü isyanın her vakit bir varolma hali taşıdığını. Bir volkan gibi dipten dibe kaynadığını. Onun için saldırır işçinin emeğine, köylünün deresine, yoksulun mahallesine. Onun için Alexisi on altısında, Berkini on dördünde alır bizden.

Ama biz biliriz, bisikletsiz bir çocuğun hayata kırgınlığında gizlidir çivit badanalı o kent. Sokaklarında arabaların gezinmediği ve bütün yolların bisikletlere amade olduğu koca bir kent.

Şimdi bütün bu yürüyüşler, sokakları birbirine duvarlarla bağlanmayan o kentlere doğrudur. 1 Mayısta da bunun içindir atılacak her adım. Rengi farklı olana karşı birleşilen beraberliğe, dili farklı olana karşı sarılınan kardeşliğe, yolu başka olana karşı silah edinilen yoldaşlığa karşıdır attığımız her adım.

Devletin korktuğu her öfke bizimdir, yılın 364 günü olduğu gibi 1 Mayıstada. Evinden atılmış her mülksüz kadar yıkıcıdır öfkemiz. Kırmızı bir ağaç düşleyen her çocuk kadar hayalperesttir isyanımız. Emeğinin peşi sıra koşturan her işçi kadar işgalcidir adımlarımız. Gri duvarların içinde bir masa başına hapsolmuş her genç kadar apansızdır haykırışlarımız.

Mavi çivit badanalı bir yeryüzüne ulaşana dek tüm mülksüzlüğümüzle sokaklardayız bu 1 Mayısta da. Sokaklara vurulan her maviyle birlikte sendeleyen iktidarlara karşı özgür varoluşlar ve bir tahakküm unsuru olmayan her rengin kendini var ettiği koca bir şenlik alanına dönüştürmek için sokakları, isyanın binbir coğrafyalı dilindeyiz.

İlk taşı en hayalperestiniz atsın.

*Ece Ayhan, Mor Külhani.

İSTANBUL ANARŞİ İNİSİYATİFİ