Güldünya diyorsunuz ya hani, zor dünya diyorum ve hiç açmayan çiçeklere şarkılar söylüyorum. Yalnızlık bir avuç tutunamayan, biz kalanların hüznünü ise anlatsam olmuyor, yazsam kelimeler düşman. Kafam desen zaten anlamıyor oyuncuları ve dublörleri. Öyleyse uçuyoruz bu gece, selam olsun tüm kara kuvvetlerine.

Bir akşamüstü çalıyor telefonum, ülkenin tam da kalbinde patlama oluyor, öldürüyorlar bizi. Merak etme iyiyim diyor. İyi misin gerçekten? İyi olmayınız, iyi olmak üstün başın ev haliyken birden gelen kalp krizine yakalanmaktır, ayağında ev terlikleri, halı varken terliğe gerek var gibi, yıllarca giyilen. Üşütmek sanki ayaktan olur gibi, halbuki aklımı üşüttüm ben. La loba, kalbim acıyor, kemikler topluyorum meydanlardan can bulup yeşersin diye. Halbuki birer birer ve kendi halimizde ölmeyi hak ediyorduk biz.

‘Burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi.’ Tezer Özlü yazar, biz yaşadıkça hatırlarız. Ölümlere alışmayın.