Bir şiire başlayayım diyorum, aklımda dizeler, en uzununu seçip kırsam ya, ben de kırıldım varsayıyorum. Tanrım, bir şiire böyle mi başlanmalı? Kılıç çeken kılıçla ölür derdin, âşık olan aşkta boğulur, bu bir aşk yazısı değildi aslında sen de nereden çıktın? Bir yazıya da böyle başlanmazdı elbet. Öyleyse sonlandırıyorum.

Çok uzaklardan bilir gibi buralarda olduğunu, yörüngende dolaşır gibi gölgelerim. Sana çimenlerden pastalar yaptım, arasına beyaz çiçekler koydum. Yanımda Rüya gibi bir kız çocuğu, ismiyle müsemma. Evvelden tanıyor gibi, öyle sıcak.  Beş beyaz çiçek tutuşturdu elime. Koparmasak iyi. Elimde kısa dal parçaları, üstümde sönüyor mumlar. Doğum günleri mumları söndürelim diye yapılıyor sanırdım, tuttuğum dilekleri unuttum Tanrım, hatırlatsan iyi. Beni sorarsan, ben işte hep bildiğin gibi anlamsız ve etilensel yazılar yazmakta, sonuçlara sebepler bulmakta ve akışına bırakamamakta hayatı, bir Rüya’ya dalmakta, hafif dalgalı ve buğday rengi saçları, kaç kişi âşık olacak kim bilir? Saçlarını özgür bırak Rapunzel, rüzgâr onları savurmakta.

Sen kendini fark eden hikâyeden bahsediyorsun, ben hasta olduğunu anlayan hastalıklarla uğraşıyorum. Kim bilir kaçıncı gece üstelik sayamıyorum. 206 dersen anlarım, her şeyi tersten anlıyorum. Geriye dönüp bakınca -ki dönülüp de bakılan bir şey miydi geçmiş bilmiyorum- daha çok empati yapmış olmayı dilerdim, biliyorum. Geçmişinden bağımsız bir güzel Rüya’dır şimdi kopardığım çimenler, anlamını aramakta ve hep yeşile çalmakta. Bir soprano kızın sesiyle mühürlü, üstüne arılar konmakta. Gündemle ilgili yazılar bakmakta, fakat gündemi unutmakta. Aklımda tutamıyorum… Yalanlar biliyorsun, sahtecilikten yatmakta. Düşünce suçlarından muzdaribim, odamda duvarlar, F tipi bu besbelli. Bakınıyorum sağa sola, hangi gazetenin hangi sayfası?  Küpür küpür yalanlar Tanrım, okundukça çıldırmakta. Aman kolektif demeyin, polis gazı sıkmakta.

Çok isterdim gündemle ilgili yazmayı, üzülmemeyi, daha çok empati yapıp daha güzel pastalar yapmayı Rüya’lara, hem de çimenlerden. Bu herkesten dilenen özürdür. Etilen’e bir teşekkürdür. İki karbon, dört hidrojen barındırıp, meyvenin olgunlaşmasını, tohumun çimlenmesini sağlar, ismiyle müsemma.

 

Not: Rüya’lar gerçektir.

13.07.2016