Bağıracaktım.
Yardım isteyecektim belki.
Ama kimse anlam veremeyecekti.
Bütün bireysel tarihler benim güzel yavrumu kimse kandırmasınla başlayan bir söylemin,
‘seni kandıranların adlarını söyle’ diye noktalanan bir evresinde evcilleşme sürecini tamamladığından,
‘herkes gibi olmak için’ çırpınmamam gerekiyordu çünkü.

Bizler nereye gitse biraz geç kalmış, bu sebepten bütün çağlardan yenik ayrılan insanlarız.
Bundandır ki bir yenilme biçimi olarak yürüyüşümüzü sayı doğrusunun soluna doğru devam ettiriyoruz.
Hayatımızın zerafeti özensizce çalınırken hazırlanan kılıflar örtemiyor mağlubiyetimizi. Asırlık nefretlerimiz kaybolan vakitleri yüceleştiriyor. Ahmak belleğimiz nakarat gibi tekrarlayıp duruyor kendini.
Güzel olanı bulmak için güzelden yana tavır koymak gerek evet, buraya kadar her şey yolunda.
Peki bir nakarata hapsolmuşken, geleceksiz bir umut nasıl yaratılır?

Işık Ergüden- Kurgusuz ve Yaşanmamış / idefix