başlangıç olarak kişisel veri tanımını netleştirelim;

Kişisel veri, sahibi olduğu kişiyi tanımlayan, kişi hakkında özel ve genel bilgileri içeren her türlü veridir. Bu bağlamda sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veridir. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle, o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder.

sonra da kişisel verileriniz önemlidir ve korunmalıdır diyelim. kişisel verilerin korunması konusundan önce ülkemizde çözülmesi gereken sansür, basın özgürlüğü gibi sorunların olduğunu düşünebilirsiniz. daha genel geçer bir kanıya göre ise saklamam gereken herhangi bir şey yok, “iyi bir insanım” ya da “devletimi seviyorum” diyor olabilirsiniz. fakat fişlemenin ülkemizde tarih boyunca farklı gruplar tarafından yapıldığının kanıtlarla ortaya koyulduğunun da farkında olmalısınız. gizleyecek herhangi bir şeyiniz olmasa bile, neden gizliliğinizle ilgilenmeniz gerekiyor hatırlatalım;

Gizlilik insani bir haktır

evrensel insan hakları bildirgesi’nin 12. maddesinde “hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamaz. herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır.” diye yazar. gizlilik hakkı eşitlik, adalet, özgürlük, din hakkı gibi insani bir haktır.

SAKLADIĞINIZ ŞEYLER VARDIR

banyoda ne yaptığınızı biliyoruz ama kapıyı kapatıyorsunuz. mahremiyet istiyorsunuz. telefonunuza bir şifre koyuyorsunuz. e-posta hesaplarınızınn  da bir şifresi var. eğer gerçekten saklayacak bir şeyim yok diyorsanız lütfen iletişim üzerinden sahip olduğunuz bütün e-posta adreslerini ve şifrelerini gönderin. öyle bir bakalım. ya da bütün sohbetlerinizi ve fotoğraflarınızı bizimle paylaşın. bunu yapmayacağınızı biliyoruz. burada yanlış bir şey de yok. gizlilik ve mahremiyet sizi insan yapan bir şey.

BİLGİ YANLIŞ ELDE TEHLİKELİDİR

size ait özel bilgilere sahip olan kurumların iyi niyetli olduğunu düşünebilirsiniz. google’a ve facebook’a güvenebilirsiniz. ancak bunların da saldırıya uğrayabileceğini ya da bilinçli olarak devletler/hükütmeler ya da tehlikeli gruplarla paylaşma ihtimallerini düşünmek zorundasınız. bilginin yanlış ellere düşebileceğini yahoo, ashley madison gibi skandallarla ile tecrübe ettik. örneğin ailenizi, eşinizi, arkadaşlarınızı hedef alan biri var, fotoğraflarınızın, e-postalarınızını, konuşmalarınızın size şantaj yapabilecek birisinin elinde olduğunu bilmek ister miydiniz? buna razı olur muydunuz? bunun dışında ülkemizde sadece sosyal medya üzerinde paylaşılanlardan dolayı gözaltına alınan binlerce kişi olduğunun farkında mısınız?

NE YAPABilirim?

öncelikle bilmeniz gereken şey çaresiz olmadığınız ve yapabileceğiniz çok fazla şey olduğu. bu konu kapsamında yakında yapabileceklerinizi de özetleyen bir yazı yayınlıyor olacağız. bu esnada aşağıdaki kaynaklar ile başlayabilirsiniz;