Dünyadaki daha iyi şeyleri isteyen bizler, kimsenin satamayacağı bir şey bulduk. Üstelik herkese yetecek kadar var.

Daha azıyla yetinemeyiz ve bundan dolayı utanmıyoruz. Bir ekmeğin kabuğu ve bir dilencinin giysileriyle yetinemiyor olmaktan dolayı utanmamıza gerek yok. Yoksulluğun erdem madalyasını taşımaktan boynumuz koptu.

Kaçınılmaz bir biçimde değersizleşen şeyleri edinebilmek için gösterdiğimiz çabayı düşünelim. Düşlediğimiz zenginliğin yanına bile yaklaşamayacak bir kazanç uğruna vasat işler yaparak öldürdüğümüz zamanı.

Kapital oyununun bütün pulları bir kez daha çalındı, ve bize yine saygınlığı iki paralık olmuş masadan kalkmayıp, yeni partiyi beklememiz gerektiği söyleniyor. Yerimizden hiç kalkmadan birkaç milyon kere daha kaybedebiliriz. Çok şakacı bir oyun bu. Yalnız şu var ki; şaka biraz sert.

Satın alınmadan önce beklediği vitrindeki kutsal yerini başkalarına bırakmış bir nesnenin yeniden tanınabilmesi ve yeniden bizim olabilmesi için yer değiştirmesi gerekir.

Takas atölyesinin amacı, sahip olduklarımızın değerini birbirimizden öğrenmek için, tahmin edilemeyecek kadar çok sayıdaki iyi ihtimali açığa çıkartmaktır.

Kapital oyunu, gelişen tüm teknolojiye rağmen pulları çalmaya, sahtenin sahtesi yeni pullar türetmeye devam edecek kadar kabadır.

Takas atölyesinin amacı, yoksulluğumuzu değil zenginliğimizi paylaşarak, kapital oyununun sefaletini teşhir etmektir.

Korkuya gerek yok, sizden istediğimiz hatıralarınız değil. Piyasanın ağır eli altında ezilmemesi için bir bebeği sakınır gibi sakındığınız son kozunuz değil. Başbakanın göz koyduğu yastık altı birikimleriniz değil, kefen paranız hiç değil.

Korkulması gereken, takas edebileceği bir şeye sahip olup olmadığı sorusuyla karşılaştığında, “Düşününce, aklıma hiçbir şey gelmiyor” cümlesini nazik bir biçimde kurabilen biri haline gelmektir. Gerçek bencil, kendisinin olmayan hiçbir şeye kıymet vermeyendir. Elinin altındakileri bir başkasının da en az kendisi kadar iyi kullanabileceğ ini aklı almayan, sahip olduğu her şeyin bir kişiliği olduğuna inanmaya başlayandır.

Onun kibri, şarkılarını yalnızca kendisine söyleyen bir müzik dehasının davranışları kadar gülünçtür. Daha fazlası değil. Bu muhterem de aynen dünyadaki iyi şeyleri isteyen bizler gibi yaşayıp gitmekte ve sonra da ölmektedir. Bu da biraz kederli bir durumdur, ama sadece biraz. Daha fazlası değil.

Bizim hayırsever kişiler olduğumuzu düşünme, ve sen de hayırsever bir gibi davranma. Atölyeye sana yük olanları ya da çöplerini değil, kıyamadığın, hala kullandığın şeyleri getir.

Biz, dünyadaki daha iyi şeyleri istiyoruz. Herkes için.

Saklama Getir

İrtibat Adresi: Mithatpaşa Caddesi 30-A/29 Kızılay/ANKARA (Yenişehir Postanesi üstü)
Telefon: 0 312 434 47 54
E-mail: ahaligazetesi(at)gmail.com