Menü Kapat

kılıçla yaşayan kılıçla ölür

İsrail modern ve demokratik olduğu iddia edilen dünyamızda savunma amaçlı olarak(!) çoluk çocuk demeden bomba yağdırıyor, dünyanın en yoğun nüfuslu ülkesine. Avrupa ülkelerinden ise devletler, yönetimler anlamında cılız sesler çıkarken halklar ses çıkarmaktan korkmuyorlar.

Fransa’dan, Belçika’dan, Amerika’dan ve hatta ve hatta İsrail’den bile çok büyük katılımlı olmasa bile bu vahşete karşı seslerini yükseltiyor insanlar. Böyle bir vahşet,böyle bir aymazlık ve kana susamışlık karşısında birşeyler söylemek, ses yükseltmek pratikte Filistin halkına yararlı oluyor mu bilmiyorum. Ancak ruhsal açıdan bir yardım mümkün olabilir.

İsrail dışişleri bakanı Tzipi Livni, o gırtlaktan gelen ibrani aksanlı ingilizcesiyle Filistin’de insani bir krizin yaşanmadığını söyledi.Savaşın kendisi bir insani kriz değilmiş gibi.

Alman Nasyonel Sosyalistler 2.Dünya Savaşında Yahudi milletine olan kinlerini, onları önce gettolarda sonra da toplama kamplarında itlaf etmekle gösterdiler. Yahudiler yanında ari ırkına ait olmayan her insan, eşcinsel, çingene, romen, sakat ve özürlü insanları gazla zehirlemişler ve arkasından fırınlarda yakmışlardır. Sırf 6 milyon Musevi insanın öldürüldüğü, kendilerinin tuttukları istatistiklerden anlaşılmaktadır. Böyle yoğun tarihi, insani travmalar yaşamış bir toplumun iki ruh haline sahip olması gerektir. Ya barış yanlısı bir devlet kuracak ve silahlardan uzak kalacaklardır ya da aksine ‘Never Again’, yani ‘Bir Daha Asla’ deyip silahlanmaya tapmaya ve hertürlü demokratik uzlaşı, açılım ve anlaşmalardan uzak kalacaklardır. Bugün görülüyor ki İsrail ikinci seçeneği benimsemiştir.

Golan tepelerinden çekilmeleri halinde İsrail’i tanıyacaklarını söyleyen arap devletlerini elinin tersiyle iten Ariel Şaron onlara yani araplara defolup gitmelerini söylemiştir.

İsrail kılıçla yaşayan bir devlettir. Hz.İsa’nın söylediği rivayet edilen ”kılıçla yaşayan kılıçla ölür!” sözü İsrail ordusunun kulağını tıkamaması gereken bir sözdür. Zira Hamas vuruldukça güçlenen bir oluşumdur ve gücünün kaynağı halktır. İsrail eğer demokartik bir Filistin istemek konusunda samimiyse ve perçemli ibrani evlatlarının güvenlik içinde yaşamasını garantilemek istiyorsa halkı kazanmalıdır, Filistinlileri insan olarak görmelidir… Zira Rusya o devasa ordu gücüne rağmen kaçmak zorunda kalmıştır işgal etmek istediği Afganistan’dan.

Hamasın roket bile sayılamayacak o bombaları İsrail’e fırlatması ve nadiren de olsa birilerini öldürmesi elbetet onaylanamaz. Ancak Hamas İsrail işgalinin yarattığı bir sonuçtur. Ve en az İsrail ordusu kadar Hamas örgütü de bir körlük içindedir. Yine bu kör dövüşünün içinde her savaşta olduğu gibi en zayıflar, yani çocuklar ve kadınlar ölmektedir.

İsrail’in Gazze saldırısıyla öfkelenip İran İsrail’i vursun artık demek ise 3.dünya savaşının çıkmasını istemek anlamına gelmektedir.

Dua edelim de bu kan dursun.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.