Devlet içersindeki güç değişimleri ve iktidar paylaşımı konularında ortaya çıkan denge bozumunda iplerin el değiştirmesi için bazı kasetler döküldü ortalığa.

Evet, bizce de zamanlama manidar. Manidar çünkü konuşmalar elde edilir edilmez servislenmemiş. Biriktirilmiş, dosyalanmış. Belli ki zamanı gelir elbet diye joker misali saklanmış. Bu bile amacın hizmetten ziyade bireysel/cemaatsel bir çıkara yönelik olduğunun, halkın yararlarının gözetilmediğinin işaretidir.

Dün akşam ortaya çıkan kaset AKP ekseninde düşünmeyen hiç kimseyi şaşırtmadı. Zira zaten isimler akıllarda çoktan şaibelenmişti. Aksine gülündü, dönen meblağlar kadar başbakanın oğlu Bilal’ in ne yapacağını,ne diyeceğini bilmez konumuna gülündü. Capsler, fıkralar, fotoğraflar; Gezi Parkı zamanlarından anımsadığımız “direnişin gülen yüzü” yeniden ortaya çıktı. Keyiflenildi, bu kendini bilmezlik karşısında bol bol gülündü, kahkahalar atıldı, makaralara salındı.

Oysa çok acı bir tabloyla karşı karşıyayız: “Efendim babacığım, anlayamadım”, “Tamamdır babacığım, öyle yapalım” tam da bu coğrafyanın aynadaki görüntüsüdür. Yıllardan beri parlementer demokrasiden medet uman, “Sen yoksan bir eksiğiz”, “Vatandaşlık görevindir,haydi sandığa”, “Memnun değilsen değiştirmek için bir şey yap” çağrıları ile sandığa davet edilen milyonlar bu coğrafyanın Bilalleridir. Ne yapacağını şaşırmış bir şekilde sesi dinleyen, onu takip eden, onun çağrısından medet ve kurtuluş arayan bu milyonlar ve kendini bilmez bir avuç anarşist de bu günlerde aynı filmi bir kez daha çekmenin derdinde.

AKP’ ye karşı CHP’yi yükseltmeye çalışanlara karşı büyük bir iddiası olmadağı halde salt oy bölme ve bunun üzerinden AKP’nin siyasi kartlarını güçlendirmek adına toplumun çeşitli kesimlerinde sempati toplamış isimleri İstanbul’dan aday gösterme hamlesinden siyasi rant uman HDP’yi desteklemeye çağıran sözde anarşistler dahil oy çağrısı yapan her kesime bir kez daha doğrudan demokrasi ve ademi merkeziyetçilik kavramlarını hatırlatmak isteriz.

k.k / sosyal savaş