Virginia Woolf (25 Ocak 1882 – 28 Mart 1941)

onüç yaşındayken aniden annesinin ölmesi, çocukluğunun bir kısmında yaşadığı ensest tacizler, dönemde kadınların ikinci planda olmasından dolayı düzgün bir eğitim alamaması ve hepsine bağlı olarak ömrünün tamamına yansıyan bozuk psikolojisi değil. kelimeler onu başarısız kılıyordu.

virginia woolf, babasının da ölümünden sonra kardeşleriyle bloomsbury’ye taşınınca kendini entelektüel ve gayet edebi bir ortamda bulur. daha önce kısa öyküler yazmış olsa da, profesyonel yazarlık hayatı bu ortamda başlar.

ve bu bilgilerin, söylemeye çalıştığım her şey için ufak da olsa bir temel oluşturmuş olmasını dileyerek kelimelere geri dönüyorum.

virginia woolf, kelimelerin yalnızca anlamlarına değil, görünüşlerine de kafa yorardı. ölümünden sonra yayınlanan günlüklerinde bazen bir paragrafı bu konuya ayırdığını bazen de kelime bulamayıp yazmaktan vazgeçtiğini görürüz.

bu günlüklerde mrs. dalloway adlı kitabının giriş cümlesini haftalar boyu düşündüğünü ve neredeyse hiçbir şey yemeden günlerini geçirdiğini de en samimi haliyle kendi kaleminden okumak mümkün.

 ‘mrs. dalloway said she would buy the flowers herself.’

virginia’nın zihninde mükemmelliğe ulaşmış hali ise bu.

bu konu hakkında biraz fazla düşünmenin ve dönemdeki savaşın yarattığı ölüm havasının da etkisiyle gittikçe yeteneğini kaybettiğini düşünmeye başlayıp kendini evinin önündeki bir nehre cebinde taşlarla bırakmıştır.

bu ölümün en trajik yanı belki de günlüklerinde sürekli bahsettiği boğulma korkusudur.

ulaşabildiğimiz tek ses kaydında ise şunları söylemektedir virginia:

“suçlu olan kelimelerdir. onlar her şeyden daha vahşi, daha özgür ve her şeyin en sorumsuz ve en öğretilemez olanıdır. onları yakalayıp alfabetik sırayla sözlüklere koyabilirsiniz evet. fakat kelimeler sözlüklerde değil zihinlerde yaşarlar. eğer kanıt isterseniz, onlara en çok ihtiyacımız olduğu durumlarda nasıl da söyleyecek hiçbir şey bulamadığımızı düşünün. oysa sözlükler var? hepsi orada alfabetik sırayla duruyorlar. ama kullanabiliyor muyuz? hayır, çünkü kelimeler sözlüklerde değil, zihinlerde yaşarlar.”

nicole kidman’ın, virginia woolf’u canlandırdığı, onun mrs. dalloway romanını yazma sürecini ve bu romanın farklı hayatlardaki etkisinin konu alındığı film the hours’u referans olarak buraya bırakıyorum.