Tüm gezegende bir musibet kol geziyor… Kah sinsice, kah apaçık, her şeyi tahakküm altına almak, sindirmek, susturmak, boyun eğdirmek için her yere sızıyor, kuşatıyor. Hiç tereddüt etmeksizin can yakıyor, işkence ediyor, öldürüyor; kah maaşlı görevlileriyle, kah gönüllü korucu-kollayıcılarıyla… Bu musibet tepemizde, yanı başımızda, içimizde bir aygıt, bir zihniyet olarak örgütlenmiş otoritedir: devlettir.

Devlet, hükmetmek istediklerini susturmak, yıldırmak istiyor. Otoriteye maruz kalanlar yılıp sustukça, o daha da zorba, kayıtsız ve kana susamış hale geliyor.

Bu şiddete karşı sessiz kalamayız. Bizler, yani anti-otoriterler ve anarşistler, otoritenin şiddetine maruz kalan kardeşlerimizin (hayvanlar da dahil) sesine ses katmaya, acısına ortak olmaya, elimizden geldiğince onlara kalkan olmaya, en azından onların yanında olup bir kardeş eli uzatmaya karar verdik. Bu nedenle, belli bir sorun çerçevesinde yoğunlaşmaktan ziyade, otoritenin uç veren şiddetine karşı mümkün olduğunca hızlı, “yerinde” ve kitlesel refleks gösterebilecek bir “kampanya” örgütlenmesi oluşturmak üzere yola çıktık ve adını da “KARDEŞİME DOKUNMA” koyduk. Elbette bu kampanya, otoritenin şiddetine uğrayan herkesin imdadına koşabilmek iddiasında değildir; kendi gündeminin önceliklerini birlikte tartışarak oluşturacaktır.

kardeşime dokunma