Kabil’den Bir Hiçin PRO Magandası

Daha hiç bilmemiş bağı var mıdır hiç yaşamamış babürlenerek
Doğarak girdiği bir Bab – ül Mendep kızılıyla
Akdeniz’in Akdeniz’de uzanan bir ceset gibi bayraksızlığıyla
Gözleri intihara müsaitlerlerler sokağında sabahlar olurken
Hemencecik bir yayın başlıyor reklamlarıyla pro magandalarıyla
Saatte on bin beygir gücünde
Ölüm Otoyolu’nda
Bir putsuz bir globemastera secde etmeyen
Bütün mümkünsüzlüklerin kıyısında
Bir yansısız bir Image of War
Üç beş kuruşuna da el koyulur şiirleri çıkmaz darlık vergisi’nde

Kendi ghettosundan çıkınca bir yoksul

Bireysel karekodsuzluklar apaakşam vakitlerde
Kapılmaz hayallere düne dün ırkını düşünüp
Passaportsuz yavuksuz kimliksiz
Yaşar intihar reklamlarının gölgesinde
Bir Kabil’den bir her şeyi üst alt etmiş bir mülksüz bir hiç
Abi artık istesek de ölemeyiz bile demeyen
Caterina Barbieri’den kiralanmış gibi sesiyle
Loşaltılmış karalıklarda

var mıdır bir sosyal demokrasi

Bir harabe çocukluklu geride bıraktığı kaçak yollardan
Sonraları türkçeleşmiş doğu Roma’ya doğru yürüyerek yorulmuş bir hiçin
Memnun değiliz cihandan ve devletten’i
Kâbusuna devam ederken uyanınca hep
Ne kadar da yankısız bir kelime anne
Ama akıldaki Lâle’yi de kesemez ya papatya kesicisi

bıraktıracak ona silah?

Artık her şeyi içine almış istese de daraltamayacağı Farspektifiyle
Günbatımı denince Sadiq Khan’ı yapıştırır Sadiq Khan’a 

Bir cevap yazın