jiu-jitsu

Japonca dilinde “ince sanat” anlamına gelmektedir. Çok eski bir Uzakdoğu Dövüş Sanatıdır. İlk olarak Çin’de tatbik edilmiş, fakat Japonya’da geliştirilmiştir. Bazı araştırmacılar Jiu-Jitsu’nun bu ilkel metodları sayılabilecek hareketlerin, 1600-1645 yılları arasında, Ghen-Phin adlı bir Çinli tarafından tatbik edildiğini ileri sürerler. Bu iddiaya göre Ghen, Jiu-Jitsu’nun bu ilkel metotlarını hasımlarını öldürmek için kullanırdı. Ghen-Phin bir ara Tokyo’ya gider ve orada bazı savaşçılarla tanışır. Bu savaşçılar, silah kullanmayı yasaklayan bir tarikata mensuptur. Ghen-Phin; öldürücü Jiu-Jitsu hünerlerini savaşçılara, para karşılığında öğretir ve bu sayede tarikat mensupları, tekniklere vakıf olurlar. Bununla yetinmeyip, geliştirirler de. Bu Dövüş sanatı, böylece gelişme ve yayılma imkanı bulur.

bazen bir polisi tutuklamak gerekebilir ve bu durumda tek yapmanız gereken dikkatli bir biçimde adımları uygulamak.

hafif arkadan biraz soluna geçin (1) çünkü sol tarafında belinde asılı duran jopunu tutup en altından biraz sola ve yukarı doğru kaldırıyoruz ki dirseğinin hemen üstüne çıkartalım; sağ elinizle bu işi yaparken sol eliniz boş durmasın ve kendisinin sol bileğini kavrayın, arkadan jop ile sıkıştırın ve elini düz tutun, resimde görebileceğiniz gibi pelvis kemiğinin azıcık önünden. bu iki noktada çok pis acıtır, evvela elinin ortası sonrada jopun dürttüğü yan. ikinci noktaya dikkat edin. jiu-jitsu’nun knock-out’larından biridir ve yere çökertmeye birebirdir.

yazar bunu denemek için New York’ta bir polis ile deneme yapmıştır. yere yığılan polise bunu yapsalar sana ne yaparsın diye sorduğunda ya kolumu kırarım, ya kendimi öldürürüm demiştir.

japon kardeşlerimiz aynısının tıpkısını belinde kılıç taşıyanlara yapıyordu. ders alın. jiu jitsu öğrenin. sokaklar palalı insanlar ile dolu.