bir bakıma korku, tanrı’nın kızıdır. hayırlı cuma gecesi kurtarılan. güzel değildir; aşağılanır, lanetlenir ve herkes onu reddeder. ama yanlış anlaşılmasın. korku tüm fanilerin ızdırabına dadılık eder. insanlık için aracıdır. nitekim bir “kural” vardır, bir de “istisna”. “kültür” kuraldır ve “sanat” istisna. herkes kuralı konuşur: sigara, bilgisayar, tişört, tv, turizm, savaş. kimse istisnayı konuşmaz. o konuşulmaz, yazılır: flaubert, dostoyevski. bestelenir: gershwin, mozart. resmedilir: cézanne, vermeer. filme çekilir: antonioni, vigo ya da yaşanır ve yaşama sanatı haline gelir: srebrenica, mostar, saraybosna. “kural” istisnanın ölümünü istemektir. böylece kültürel avrupa’nın kuralı, hala serpilen yaşama sanatının ölümünü örgütlemektir.

yolun sonuna gelindiğinde hiç pişmanlık duymayacağım. bir çok insanın çok kötü yaşadığını, bir çoğunun da çok iyi öldüğünü gördüm.