Menü Kapat

İç Anadolu Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

endüstriyel müzikteki aşırı imgelerin kullanımı konsept mi ironi mi tebcil mi edilmiş sorusunu irdeleyen bir yazı okuyorum, ‘bilmiyorum, siz de siktir edip işinize bakın’ yazmanın maddi getirisi olmayacağı için yedi sayfa Bakunin’den ve İngiltere’deki muhafazakar iktidarlardan bahsedilmesi tercih edilmiş, neticede herkesin ekmek yemesi lazım, akademide bunun yolu sikine tükürüp yavaşça sıvazlayacağın insanlar seçip yükseldikten sonra bir kaç klişe ezberleyip aynı şeyleri gevelemek, ayrıca ‘Pre Sokratik Filozofların Hemoroidsel Bağlamda Kıtacılarca Eleştirisi’ gibi ciddi başlıklar ortada hakikaten önemli bir şeyler dönüyor fakat ne yazık ki bu konuda az buçuk fikir sahibi olan herkes bunu gözden kaçırıyor hissi uyandırabilir, hazırlık okurken tüm boşaltım işlemlerimi sadece akademisyenlerin bulunduğu kattaki tuvaletlere yapardım, diğerlerine kıyasla temizlik ve tuvalet kağıdı varlığı ile dikkat çeken bu yerler bana adeta olmam gereken tuvaletteymişim hissi uyandırırdı, kapıyı ne zaman tuvalete girmek isteyen bir akademisyen çalsa tuvalet işlemi sırasında rahatsız edilmiş bir akademisyen gibi ‘Dolu!’ derdim ve meslaktaşına hayıflanan herkesin o bilindik modern tehditkar homurtularını çıkarıp işime devam ederdim, tuvaletlerindeki belirgin farklılıkların dışında bende akademi sempatisi uyandıran bir diğer olay yaptıkları işi yüceltmelerindeki aşırılıkları ve akademiyi eleştirmedeki eli bol söylemleri olmuştur, başka hiçbir meslekte aylık maaşı asgari ücretin katlarca yukarısında olup kendini beğenmiş, kibirli, yaptıkları işi ve sistemi eleştirme konusunda zorunlulukmuşçasına söylevler çeken meslektaşlarım olamayacağını düşündüğüm için bu mesleğe olan hayranlık duyuyordum, yine de hiçbir zaman akademiyi eleştirmek, hayali mesteklaşlarım için eğitmenlik ya da farklı konulardaki kişisel zaaf, korkaklık ve başarısızlıklarını daha yüce bir sorunun ardında kaybolmasını sağlıyor diye onları eleştirmedim çünkü ben de kendi kişisel zaaf, korkaklık ve başarısızlıklarımı daha yüce bir sorunun ardında kaybolmasını sağlıyor diye anal dönemimi, yetiştiğim çevreyi ya da Darwinizmi kullanırım ve başkalarının yanlış görünen davranışlarının kendimde de olduğunu görünce onları eleştiremem çünkü her karakterin g noktası tutarlılıktır, o yüzden başkalarında sorun olarak gördüğüm değerleri kendimde de gördüğümde onlar ile mental bir ringe çıkarım ve onları alt edip aşağılamak için başka şeyler ararım ki karakterime zeval gelmesin, nihayetinde karakterimde barındırmadığım başka bir açıklıklarını bulup nakavt ederim ve antipatimi mantık sınırları dahilince anlamlandırdığım için rahatlarım ve karakterimin zayıflıkları ve yapaylığıyla bir günü daha hasarsız geçirdiğim için kendimi şanslı sayarım,

etilen sosyete . 2003 - 2018 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım