nereden gelip nereye gittiğimizi bilmiyorum. anlamıyorum bir şeye tutunabilip yaşamı sevenleri. her an her saniye yaptığı eylem ne olursa olsun beyninin ortasında kara delik açılıp da varoluşa dair her şeyin mutlak vakumda çekilmediği tüm insanlardan korkarım. ben böyleyim çünkü.  birinci gelen organik protein kapsüllü spermin sonucu o grotesk uzuvları ve kemik üstü et sandviçiyle uzayda “var” olan insan denen karbon bazlı zebanilik.

tüm kavramların, gezegenler arası seminal boşlukta sessiz bir hiçlikte yok olup gittiği bu çıldırtıcı anlamsızlıkta, hala bizi hayatta tutan nedir? bir umut, manevi-metafiziksel bir olgu mu yoksa tamamen genetik bir hayatta kalma dürtüsü mü?

tüm homo sapiensler etten kemikten, kusurlu yaratıklar olduğu halde birbirine bu kadar tutunmasını sağlayan şey nedir? galiba bilinemeyen, varoluşun tanımsız anlamsızlığına duyulan korku bir tutkal görevi görüyor. yoksa sevgi diye bir şey nasıl mümkün olur? organik dışkılar bırakan iki kaba yığın birbirini nasıl sevebilir? eğer böyle bir şey oluyorsa hakikaten ortada akıl mantık almaz bir anormallikte kozmik bir çılgınlık var demektir.

o tüm topluma enjekte edilen; bir ailenin, bir işinin, eşinin, çocuklarının vs. olmasının yaratması gereken sözde mutluluk hayalleri…  karşılığında yaşanan ve yaşatılan onca zulüm, şiddet, taciz, tecavüz … tezatlığın tanrıları. çelişkinin hokkabazları. hepsi genetik determinizmle örülmüş rollerini oynar ama duyabilenler için kulakları hiçliğin çağrısı kulakları tırmalar.

görebilenlerin göz altları mosmordur. uykusuzluktan, yorgunluktan. iğrenç sosyal korku illüzyonunu görebildiği için. ama yeterince eylem yapamadığı için. tüm insani biyokimyasal itkilerin deterministik bir kukla insanlık oluşturma eğilimine karşı özgür irade yanılsamasının sönüp gitmek üzere olan titrek bir alev olduğunu farketmesinden…

duyabilenler insan denen canavarın çabalarının altındaki anlamsızlığı zebanilerin fısıltılarında bulur. duyabilenlerin uykuları hafif, kulakları keskindir, hiçliğin çağrısı daima onları o tanımsız, tanımlanamayacak dehşetlerin kafir tanrılarıyla dolu cehennemi kara deliğe çağırdıkları için.