Canı sıkılıyordu köpeğin sırf doğdu diye yaşıyor,aynı benim gibi (s.9)

İnsan günlük yaşantısını tamamen  alışkanlıklar ile tamamlıyor. Bunun dışında hayatı ve anlamı kavramadan sürdürüp ölüp gidiyor. Platonov  hikayesi Sovyet Rusya’da geçse de bize sadece bir ideoloji altında yaşayan insanların bu eğilimde olduğunu göstermiyor aynı zamanda bizim şu an yaşadığımız dünyaya da ışık tutması bakımından önemli. Kapitalizmin görünmez ideolojisi altında biz de aynı şekilde yaşıyoruz. Farklı olarak hayatın anlamını isteyen insanlar totaliter rejimlerde olduğu gibi fiziki cezalandırmalara maruz kalmayıp toplumdan dışlanıyor. Bizler anlamını bilmeden çalışmaya, şükür etmeye, iyi bir vatandaş olmaya, ortak duyguları taşımaya zorlanıyoruz, hatta eğlenmeye bile. Çukur biz hayatı kavramak dışında yaptığımız diğer dünyevi eylemlerin toplamı aslında, ancak biz hayatın anlamını kavramak yerine çukura odaklanmış durumdayız. Bir anlamda çukura düşmüşüz. Hepimiz bu çukurdayız. Kimimiz kenarında, kimimiz tam ortasında. Çukur bizim için güvenli çünkü düşüncenin lanetinden koruyor. Zamansa hepimiz için işliyor.

1930 yılında tamamlanan bu kitap kendi ülkesinde ancak 1987 de yayımlanabiliyor. Kitaptan birkaç alıntı;

– Kuyrukta olmaktan korkuyorsunuz. Kuyruk uçtur, o yüzden omuzlarına binmişsiniz.

– Fikir yoksa insanların eylemleri anlamsızdır.

– Yeryüzünde her ne varsa bir şey anlamadan yaşayıp sabrediyor.

– Yapılar çoğaldıkça insanlar yaşadıklarını daha az hissediyor olmasın sakın?

– İnsan evi kurar- kendi yıkılıverir.

– Mutluluk nasılsa tarihsel olarak gelecek

– Ben de geziniyorum,uyuyamıyorum bir türlü. Birini kaybetmişim de bir türlü rastlayamıyormuşum gibi geliyor…

– Bizim haberimiz yok yoldaş Ciklin. Biz kendimiz de yanlışlıkla yaşıyoruz.

– Artık yaradılışın büyüsünü duyamıyorum. Ben tanrısız kaldım tanrı da insansız…