Siyasi emellere ulaşmak için meşru araçlar olarak kullanılan gizlilik ve kandırma, yani kasıtlı sahtekârlık ve açık yalan, yazılı tarihin en başından itibaren yaşamımızda olmuştur. (Diplomasi dilinde  “tedbir” adı verilen gizlilik, aynı zamanda arcana imperii, yani devlet sırları olarak da ifade edilir.) Doğruculuk hiçbir zaman siyasi erdemler arasında sayılmamış, yalanlarsa her zaman siyasi meselelerde kullanımı savunulabilir araçlar olarak görülmüştür. Bu konular hakkında düşünen herkes, meselenin felsefi ve siyasi düşünce geleneğimizde ne denli az yer tuttuğuna şaşırabilir, halbuki bu konular,  hem eylem dediğimiz şeyin doğasını hem de düşünce ve sözü kullanarak her türlü olguyu inkâr edebilme becerimizin doğasını anlamak bakımından hayli önemlidir. Bu aktif ve agresif inkâr becerisi, pasif olarak açık olduğumuz hata ve yanılsamalardan, belleğimizin çarpıtmalarından, duyusal ve zihinsel işlevlerimizin eksikliklerine atfedilebilecek diğer her şeyden açıkça farklıdır.

yazara gelmeden başlığa odaklandığınızda ee zaten bu bizim en iyi bildiğimiz şey diyeceksiniz. çağ biraz fiyakalı isim verme çağı. “post-truth” diye adlandırılan bir dönemdeyiz. politik gerçeklik yani politik yalan diyebiliriz. ülkemizde yalan söylenmeyen gün olmadığını biliyoruz. hem de yalan söyleyenler kendini o kadar inandırmışlar ki her durumda üste çıkmayı başarabiliyorlar. özellikle rakamlarla oynama konusundaki başarıyı eminim diğer ülke siyasileri kıskanıyordur. daha geçenlerde 16 yılda 4 milyar 39 milyon fidan dikildiğini açıkladı bir şahıs, inanmayan saysın dedi. kimse nerede bu fidanlar demedi. bu rakama ulaşmak için her gün kesintisiz 691 bin 609 fidan dikilmesi gerektiğini kimse sorgulamadı ama ilgili şahıs hala inanmayanlar gitsin saysın dedi.

hannah arendt, geçen yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden olduğunu biliyorsunuz. siyaset bilimci, 18 kitabı, sayısız makalesi ve özellikle totaliter rejimler üzerine çalışmaları oldukça önemli. siyasette yalan adlı çalışması ise 1971’de pentagon belgeleri’nin ifşa edilmesinden sonra yazılmış. amerikan hükümeti ve politikaları üzerinden günümüzde yaşananların çok da çağa özel olmadığını hatırlatırken, baskılara boyun eğmeden mücadele eden insanların önemini de unutturmuyor.

bütün bu sansüre ve çabalara rağmen gerçeği paylaşmaktan çekinmeyen o güzel insanlarla okuyalım.

siyasette yalan
hannah arendt
türkçesi: imge oranlı, berfu şeker
Sel Yayıncılık
2018, 99 sayfa
ISBN: 978-975-570-920-8