hala izlememiş olanlara

Bunu izledikten sonra siyasetti-politikaydı-adaletti hepsinin söylerimden vaz geçip “sadece” ve “sadece” bunun üzerine yoğunlaşmamız gerektiğini düşündüm. Çünkü o sarı oku düzeltmedikçe ne yaparsak yapalım boşa kasmış olucağız. üçülenin de ana teması bu olmalıdır.

Story of Stuff

3 yanıt: “ hala izlememiş olanlara ”
  1. kadın biraz klasik amerikan yuppisi gibi duruyordu. pek ısınamadım. ama çok da sert bir tavır sergilemeyerek geniş bir kitleye hitap ediyor. en azından izleyenler markete gittiklerinde rafa ellerini attıklarında 2 kez düşünürler.

  2. bu tarz, tüketimi en alt seviyeye indirme ve düzenli yaşama programları, bence ulaşması gereken yere ulaşamıyor. çünkü bunların ciddi anlamda anlaşılması için başka bir alt yapıya ihtiyacı var. o da insanların bir şeylere istekli olması; yani hayatlarını sürdürmek ve kişisel ihtiyaçlarını çok zorlanmadan karşılamak. elbette verilen bir emek var ama bu bir bakıma tıpkı durmadan özgürlüğü savunmak gibi. yani konuşmak ve insanları teşvik etmek. herneyse, yine de belirtmek isterim ki videoyu güzel hazırlamışlar; çekici ve izletici duruyor.

  3. tüketimin üzerinde yoğunlaştığın zaman zaten siyaset-politika-adalet vs. açılımlarını bulacaksın.

    başka bir açıdan: üretim-tüketim ve çöp sadece fabrika bazında olan şeyler değil. örneğin yiyecek-servis sektörü: bütün restoranlar her gün tonlarca yiyecek çöpe atıyor. ordörvleri getiriyor, bitmeyenleri çöpe atıyor, ana sıcakları.. salataları… bir lüküs hayat imajı yaratma peşinde. yemekhaneler ha keza. herkese aynı porsiyonun verildiği saçma sapan bir verimlilik peşinde. sonuç aynı…

    eğlence sektörü başka bir felaket. her sene kaç bin tane film çekiliyor, kaç milyon dvd, albüm vs. basılıyor?

    gazeteler, dergiler başka birşey. elektrik idaresi dijital fatura ile, ayda bir kere evimize getirdiği küçücük kağıttan kurtarıp ormanları koruyacakmış. her gün 8 formalık birkaçyüzbin tirajlı kaç tane gazete basılıyor? bunlar yine de geri dönüşebilir kağıt fakat kuşe kağıt kadın dergileri öyle değil. parlak bir çağda yaşıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir